Tag:ahıskalı türkler

Muhammed İzzetov81 yaşındaki Ahıskalı Türk Muhammed İZZATOV, Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’e, Başbakanımıza ve T.C. Hükümetimize ve Büyüklerimize teşekkür etti.

Gürcistan`ın Ahıska ilçesinin, Azgur kasabasına bağlı, Temlala köyünde 1929 yılında doğan ve 14 – 16 Kasım 1944 tarihinde, Sovyetler Birliği Lideri Josef Stalin ve İçişleri Bakanı Lavrentiy Beriya`nın emrine göre, Gürcistan`ın Ahıska bölgesinden, Özbekistan’a sürgün edilen ve  1989-1990 yıllarında da, Özbekistan’da meydana gelen acı olaylardan sonra, Ukrayna`nın, Donetsk vilayetine bağlı Slavyansk ilçesinin, Çervoniy Moloçar devlet çiftliğine ikinci defa sürgün edilen ve 20 senedir burada yaşayan 81 yaşındaki Ahıskalı Türk Muhammed İZZATOV, Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’e, Başbakanımıza ve T.C. Hükümetimize ve Büyüklerimize şu sözlerle teşekkür etti.

{loadposition banner}
‘’Allah-ü Teala (Celle Celalüh), Ahıskalı Türklere yaptığı hizmetlerinden dolayı Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah GÜL’den, Başbakanımız sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’dan, T.C. Hükümetimizden ve Türk halkımızdan razı olsun.’’ diyen Muhammed dede: ‘’66 yıllık sürgün bizi yıldırmadı. Biz, bir kaç defa sürgün yaşadık. Sürgün esnasında çok sayıda insanımızı şehid verdik. Ancak, dilimizi, dinimizi ve kültürümüzü koruduk. Benim babam İzzet Özbekistan’da, dedem Arif Gürcistan, Ahıska’da, dedemin babası Ahmed ve dedesi Ali TOPÇU ise Ardahan’da medfunlar. ‘’ dedi.

‘’Oğlum İsmail Özbekistan’da, kardeşim Ömer ve eşim Cemile Ukrayna’da, kardeşim Murtaza ve kızkardeşim Totoş geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de vefat etti. Allah-ü Teala (Celle Celalüh) onlara rahmet eylesin. Amin. Hayatta kalan kızkardeşim Sülbiye Türkiye’de, İstanbul’da yaşıyor’’ diyen Muhammed dede, ‘’ Ahıska bizim tarihi vatanımız, Türkiye ise atayurdumuzdur. Allah-ü Teala (Celle Celalüh) Türkiye`yi ve Türk halkımızı korusun. ‘’ dedi.

2 oğlu ve 5 torunu olduğunu ifade eden 81 yaşındaki Muhammed dede, sözlerine göz yaşlarıyla şöyle devam etti:‘’Sizi, bizleri ziyaret etmek için Ukrayna’ya ve Rusya’ya gönderen Büyüklerimizden ve çalışma arkadaşlarınızdan Allah-ü Teala (Celle Celalüh) razı olsun.’’

14 – 16 Kasım 1944 tarihinde, Sovyetler Birliği Lideri Josef Stalin ve İçişleri Bakanı Lavrentiy Beriya`nın emrine göre, Gürcistan`ın Ahıska bölgesinden, Orta Asya`ya, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan`a sürgün edilen Ahıskalı Türkler, daha sonra, Özbekistan`da 1989-1990 yıllarında meydana gelen acı olaylardan sonra, Türkiye, Gürcistan, ABD’de ve Bağımsız Devletler Topluluğu`na (B.D.T.) üye olan Ukrayna, Rusya ve Türk cumhuriyetlerinde yaklaşık 4267 yerleşim birimine dağılmış halde hayat mücadelesi veriyorlar.

 

Ahıskalı Türkler yurtlarına dönmeli Dünyanın üç kıtasındaki dokuz ülkede...

Ahıskalı Türkler, 14-16 Kasım 1944’den önce, sadece Gürcistan’ın Ahıska bölgesindeki anavatan topraklarında yaşarken, şimdi, tarihî vatanları Türkiye başta olmak üzere, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’da, yani dünyanın dokuz ülkesinde dağınık halde yaşamaktalar...

{loadposition banner}

Dünyanın üç kıtasındaki dokuz ülkede...
Değişik ülke, iklim ve coğrafya şartlarında, bir birlerinden binlerce kilometre uzakta... Bunca acı, hasret ve kayıplara rağmen... Büyük özveri, cesaret ve fedakârlıkla, defalarca sürgün ve saldırılara maruz kalmalarına ve binlerce şehid vermelerine rağmen...
Stalin imzasını taşıyan 31 Temmuz 1944 tarihli “Devlet Savunma Komitesi”nin gizli kaydıyla kaleme aldığı karar ile Gürcistan’dan, anavatan Ahıska’dan hayvan vagonlarında sürgün edilmelerine rağmen...
Kendi dillerini, dinlerini, örf ve âdetlerini korudular.
Müslüman Türk oldukları için katliamlara uğradılar.
Anavatanları Gürcistan’ın Ahıska bölgesine veya atayurtları Türkiye’ye halen dönemedikleri için...
1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklerin yaptıkları vatandaşlık müracaatları için yardımcı olunmalı ve 1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklere, T.C. Vatandaşlığı ve Çifte Vatandaşlık hakkının ivedilikle verilmesi için, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan Hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında koordinasyon sağlanmalı ve bir anlaşmaya varılmalıdır.
Türkiye; Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, BM, AGİT ve diğer uluslararası kuruluşlarda, Ahıskalı Türklerin haklarının korunması ve problemlerinin halledilmesi için girişimlerde bulunmalıdır.

Yazı : Muhammet İzzetoğlu
Kaynak: Behçet Fakihoğlu - Türkiye Gazetesi

 

Çarlık Rusyası dönemindeki baskı ve zulümler Sovyet Gürcistan'ı döneminde de devam etti. Onlar hem Rus, hem de Gürcü mezâlimi ile karşı karşıya kaldılar. Türk ve Müslüman olarak yaşamanın bedeli ağırlaşmaya başladı. Bu baskı, Stalin zamanında en yüksek noktaya çıktı. Ahıska Türklerinin önde gelen aydınları, çeşitli düzme suçlarla tutuklanıp ya öldürüldüler, yahut da sürüldüler.

Masum insanlar için düzme suçlar icat ediliyordu: Türkçülük, Kemalistlik ve Türkiye taraftarlığı hatta Troçkistlik!

Bu yıllar aynı zamanda Gürcü şovenizminin azgınlaştığı bir zamandı. Birçok Türk'ün soyadı değiştirildi: Paşaoğlu, Paşaladze; Alioğlu, Alidze; Dadaşoğlu, Dadaşidze; Zeyneloğlu, Zenişvili...

1938 Sovyet anayasasının kabulünden sonra Ahıskalıların bir kısmını Azerbaycan milleti(!) diye yazdılar. Aynı yıl Ahıska ve çevresine sınır koruması adı altında on binlerce asker yerleştirildi. Bu, yakında çıkabilecek Türk-Sovyet savaşının hazırlıklarıymış!

II. Dünya Savaşı yıllarına kadar askere alınmayan Ahıska Türkleri, savaş başlayınca askere alınmaya başlandı. 40.000 civarında insan, Almanlarla savaşmak üzere silâh altına alınarak cepheye gönderildi. Geride kalan kadınlar ve yaşlılar da, Ahıska-Borcom  demiryolu inşaatında çalıştırıldılar. Bu hat 1944 ekiminde tamamlandı. Ahıskalılar, kendilerini vatana hasret bırakacak trenlerin yolunu, kendi elleriyle yapmışlardı!

15 Kasım 1944 tarihi, yalnız Türk tarihinin değil, insanlık tarihinin de kara sayfasıdır. Zira bu tarih, bir kış gecesi 200'den fazla köy ve kasabada yaşayan binlerce insan, birkaç saat içinde ocağından sökülerek yük ve hayvan vagonlarında, Sibirya, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'a sürülmüşlerdir. Sürgün edilenlerin birçoğu yollarda öldü. Sağ kalanlar da, ata vatanından ebedî ayrılığa mahkûm edildiler.

Yıllarca dünya kamuoyundan gizlenen sürgünün belgeleri bugün artık sır değil. 31 Temmuz 1944 tarihli "Devlet Savunma Komitesi"nin gizli kaydıyla kaleme alınan kararının altında Gürcü diktatörü Stalin'in imzası bulunmaktadır.

Bu karar: "Ahıska, Adigen, Aspinza, Ahılkelek ve Bogdanovka rayonlarıyle Acaristan Özerk SSC'den Türk, Kürt, Hemşin olmak üzere toplam 86.000 kişiden meydana gelen 16.700 hanelik nüfustan, 40.000'i Kazakistan SSC'ye, 30.000'i Özbekistan SSC'ye ve 16.000'i de Kırgızistan'a tahliye edilsin." emriyle başlıyordu. Tahliyenin, SSCB Halk İçişleri Komiseri Beriya tarafından 1944 yılı kasım ayında gerçekleştirmesi isteniyordu.

Ahıska Türklerinin malı mülkü de buralara getirilerek iskân edilecek Gürcü ve Ermenilere peşkeş çekiliyordu. Bu hususta şu emirler veriliyordu: "Bölgeye iskân edilen çiftçilere sınır bölgesi için uygun görülmüş miktarlarda arsalar dağıtmak; buradan tahliye edilmiş nüfustan kalan kamu ve hususî bahçe ve bağları yedi yıl vadeli kredi şeklinde yeni gelenlere devretmek; bu bölgeye iskân edilen nüfusu 1945 yılında her türlü vergilerden muaf tutmak; iskân edilenlere Gürcistan Hükûmeti imkân ve fonları çerçevesinde ev hayvanları vermek; boşaltılan bölgeye yeni iskân edilecekleri parasız nakletmek. Taşınma masrafları Gürcistan Hükûmeti'ne özel olarak ayrılmış paralarla karşılanacaktır."

Bu karar gereğince, 14 kasımı 15'ine bağlayan gece, Türk köyleri askerler tarafından kuşatıldı. Kapılar dövüldü. Birkaç saat içinde, küfür, tüfek ve dipçiklerle köy meydanlarına toplanan halk, kamyonlarla demiryolu boylarına getirilerek hayvan vagonlarına dolduruldu. İnsanlar, haftalar sürecek bir ölüm yolculuğuna çıkarıldılar. Gittikleri yerlerde yıllar sürecek  zorbalıklara ve acılara maruz kaldılar.

Sürgünü gerçekleştiren L. Beriya, 28 Kasım 1944 tarihli yazıyla, icraatını Stalin'e rapor ediyordu: "Türklerin, Kürtlerin ve Hemşenlilerin Gürcistan SSC sınır bölgesinden tahliye işlemleri tamamlanmıştır. Türkiye'nin sınıra yakın kısmındaki nüfusla akrabalık bağları bulunan söz konusu halkın önemli bir çoğunluğu kaçakçılık yapmakta olup muhaceret eğilimi gösteriyor ve Türkiye istihbarat makamları için casus angaje etme ve çete grupları oluşturma kaynağı teşkil ediyordu. Tahliye işlemlerine hazırlık tedbirleri bu yılın 20 Eylül gününden 15 Kasım gününe kadar alınmıştır. Nitekim tahliyeye tâbi tutulan kişilerin sınırı geçmesini önlemek için Türkiye ile devlet sınırımızın korunma ve gözetimi azami şekilde takviye edilerek kuvvetlendirilmiştir. Adigen, Aspinza, Ahıska, Ahılkelek ve Bogdanovka rayonlarında tahliye işlemleri 15-18 Kasım; Acaristan Özerk Cumhuriyeti'nde ise 25-26 Kasım günlerinde gerçekleştirilmiştir. Toplam  91.095 kişi tahliye edilmiştir. Tahliye edilenleri taşıyan katarlar hareket hâlinde olup Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'daki yeni iskân yerlerine doğru yol almaktadırlar. Tahliye işlemleri düzenli ve olaysız bir şekilde tamamlanmıştır. Adı geçen sınır rayonlarına Gürcistan'ın toprak sıkıntısı çekilen bölgelerinden 7.000 köylü hanesi iskân edilecektir."

1944 sürgününün tahminî rakamları şöyledir:

Ahıska: 64 köy, 30.000; Adigön: 72 köy, 40.000; Aspinza: 59 köy, 35.000; Ahılkelek: 11 köy, 5.000; Bogdanovka: 2 köy, 5.000 olmak üzere 208 köyle birlikte toplam 115.000 kişi sürgüne gönderilmiştir.

Beriya'nın sürgün raporunda tahliye edilen nüfus için verilen 91.000 rakamı doğru değildir. Ciddî kaynaklar, 1926 tarihli resmî rakamı 137.921 olarak vermektedir. Sürgüne gönderilen insan sayısı, bu rakamın üzerinde olmalıdır. Sürgün sırasında cephede bulunan 40.000 kişiyi de bu rakama eklemek gerekir. Böylece sürgün insan sayısı, bir Alman dergisinin verdiği gibi 180.000 kişi olmalıdır.

Ahıska Türklerinin sürgünü yıllarca gizli tutuldu. Batılı gözlemciler, ilk bilgi kaynağının MWD kaçağı Binbaşı Burlizky olduğunu; onun Balkarlar hariç bütün sürgünlerde aktif görev aldığını yazıyorlar. Yirmi beş yıla yakın bir zaman boyunca saklanan bu sürgün, haritacıları da yanıltmış olmalı ki, savaş sonrası haritalarında bile buralar, hâlâ Türklerle meskûn bölgeler olarak gösteriliyordu!

Stalin bu sürgünü, Kars ve Ardahan'ı Gürcistan'a ilhak etmek için bir hazırlık mahiyetinde gerçekleştirmiştir. Batılı gözlemciler de bu kanaattedir: "Onların sürgün sebebi, Sovyetlerin, Türkiye üzerine yapmayı düşündüğü bir saldırıda, stratejik önemi olan bu bölgeyi Türk unsurundan temizleme maksadıydı." Nitekim Sovyet yönetimi, sürgünden hemen sonra bu talebini açığa vurmuş, iki Gürcü profesörüne sözde ilmî yazılar yayınlatmıştır. Stalin'in de bir Gürcü olduğu hesaba katılırsa sürgünün esas sebebinin bu olduğu söylenebilir.

Burada dikkati çeken bir diğer nokta da, bu bölgeden "Türk, Kürt ve Hemşinli" adı verilen bütün ahalinin sürülmesidir. Bu unsurlar, Türkiye taraftarı olduğundan, Stalin bunlara güvenmiyordu. Onları tehlike olarak görüyor, bu bölgeyi kendine göre güvenli hâle getirmek istiyordu.

Stalin, Ahıska Türklerini Orta Asya'ya sürerken onların Orta Asya Müslüman Türk boyları arasında eriyip gideceklerini, böylece tarihî kahramanlıkları, Rus askerî arşivlerini dolduran halkın tarihe karışıp gideceğini hesaplamıştı. Hâlbuki onlar dil, din, kültür ve geleneklerini bırakmadı, nerede yaşarsa yaşasın asimile olmadılar.

Ahıska Türklerinin sürgününde, Ermeni faktörünü de unutmamalıyız. Zira, Türk-Rus savaşlarında Türk'e ihanet ettikten sonra, artık bu topraklarda kalamayacaklarını düşünen Ermeniler, Rus ordularının arkasına takılarak Anadolu'yu terk etmiş, Ruslar tarafından bu bölgelere iskân edilmişlerdi. Günümüzde de bu bölgede önemli bir varlığa sahip olan Ermeni unsuru, önce özerklik, sonra da Ermenistan'a ilhak düşüncesiyle faaliyet yapmaktadır.

Ahıska Türklüğü, çok büyük acılar yaşadı. Sürgün yerlerinde, NKVD'nin sıkı kontrol rejimi altında yaşamaya başladılar. Bu ağır şartlarda, açlıktan ve soğuktan, 50.000 kişi öldü.

Cephelerden çok uzaklarda olan Ahıska, İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna doğru, bu savaştan en kötü hisseyi aldı. Rus-Alman savaşına yaklaşık 40.000 asker gönderen Ahıska'da ziraî işlerde çalışacak erkek kalmamıştı. Sovyetler Birliği uğruna savaşan Ahıska Türklerinin 25.000 kadarı savaşta öldü.

Savaştan dönen gaziler ve madalyalı kahramanlar, köylerine döndüklerinde ailelerini bulamadılar. Boş evlerde, kimsesiz sokaklarda akrabalarını aradılar! Onların sürgüne gönderildiklerini öğrenince, Orta Asya yollarına düştüler. Bu çile de yıllarca sürdü. Birçoğu aradıkları yakınlarına hiç kavuşamadılar.

Bu trajik olayın kahramanlarından biri Hatem Kurbanoğlu'dur. Onun yaşadığı uzun macerayı özetleyelim: "1916'da Aspinza'nın Van köyünde doğdu. Pedagoji Enstitüsünü bitirip öğretmen oldu. Nişanlandı. Düğüne bir hafta kala 1939'un karakışında askere çağrıldı. Savaşın en çetin safhalarına katıldı, yaralandı. Birçok madalya aldı. Savaş bittikten bir yıl sonra 1946'da terhis edildi. Son iki yıl boyunca evinden haber alamamıştı. Sürgünden haberi yoktu. Tiflis'e geldiğinde, "Bölgede karışıklık var!" denilerek Ahıska'ya bırakılmadı. Sürgün haberini aldı. Orta Asya'da aylarca ailesini aradı. Nihayet buldu ve bollukta nasip olmayan düğün, sürgünde, darlıkta yapıldı. Yeniden Rus dili tahsili yaptı. Öğretmen oldu. Çocuklarının, "Baba madem bu madalyaları kazanacak başarılar gösterdin, niçin sizi sürdüler?" sorularına cevap veremedi. 1987'de emekliye ayrıldı. Kazakistan'da Çimkent'te yaşayan Kurbanoğlu ailesi, ölmeden önce vatana dönmek istiyor."

1956 yılına kadar hiçbir Ahıskalı oturduğu köyü terk edemez, akrabasını görmek için komşu köye bile gidemezdi!

Stalin'in sürgüne gönderdiği Karaçay, Balkar, Çeçen, İnguş ve Kalmuk gibi Kafkasya halkları, Komünist Partisi'nin XX. Kongresinden sonra ana yurtlarına dönme izni aldılar. Kırım Türkleri ile Ahıska Türklerine dönüş izni çıkmadığı gibi eski vatanlarını ziyaret etmeleri de yasaklandı.

31 Ekim 1956'da Yüksek Sovyet, gizli polis teşkilâtının kontrolünde devam eden sıkı rejim şartlarını kaldırdı. Fakat yurda dönüş izni vermedi. Ellerinden alınan malları da iade edilmedi.

Ahıska Türklerinin temsilcileri, 1957'de Moskova'ya gelerek vatana dönmek için ilk müracaatlarını yaptılar. Kendilerine, "Siz Azerîsiniz! O hâlde Azerbaycan'a dönebilirsiniz..." diye cevap verildi. 1958'de, bazı aileler bunu kabul ederek, kendi vatanlarına yakın gördükleri Azerbaycan'a geldiler. Buradan Ahıska'ya geçmek kolay olur diye düşünüyorlardı.

1964 Şubatında Taşkent'te yapılan Halk Kongresine diğer sürgün bölgelerinden de gelen 600 civarında delege katıldı. Burada  "Millî Hakların Müdafaası İçin Türk Birliği"  kuruldu. Başkanlığına da Enver Odabaşev seçildi. 1968 Nisanında Taşkent yakınlarındaki Yengiyol'da yapılan gösteri yüzünden yüzlerce kişi tutuklandı.

Ahıska Türklerinin sürgünü konusunda -açıkça olmasa da- yapılan ilk açıklama, SSCB Yüksek Prezidyumu'nun 30 Mayıs 1968 tarihli kararnamesidir. Böylece Stalin'in cinayetlerinden biri daha su yüzüne çıkmış oluyordu. Bu garip belgede, devletin kusurundan bahsedilmemekte, Sovyetlerin böyle bir meselesi yokmuş gibi bir üslûp kullanılmaktadır!

1968 Kasımında Sovyet KP Merkez Komitesi Sözcüsü B.P. Lakovlev, kendisine gelen Türk temsilci heyetine, vatanları olan Ahıska yöresine dönüşlerine müsaade edileceğini vaad etti. Bu vaade sevinerek Ahıska'ya hareket eden yüzlerce Türk ailesi, mahallî yöneticilerin engellemeleriyle karşılaştılar. Çalışma belgeleri verilmedi, askerlik problemi çıkarıldı ve taşınmak için vasıta verilmedi. Azerbaycan'dan gelenler de Gürcistan hududunda durduruldular. Eşyalarını bırakarak girenler de Gürcü idareciler tarafından sınır dışı edildiler.

Ahıska Türkleri vatana dönüş hareketinin lideri Enver Odabaşev, arkadaşları Muhlis Niyazov, İslâm Kerimov, T. İlyasov'la birlikte Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği'ne müracaat ettiler.

2 Mayıs 1970'te "Biz Türküz!" diye başlayan bir beyannameyi açıkladılar. Bu beyannamede şu görüşlere yer veriliyordu: SSCB yetkili adli makamları ve Bakanlar Kurulu bir tahkikat yapmalı ve biz Türkleri sürgüne gönderenleri cezalandırmalıdır. Yüksek Sovyet Prezidyumu, Türklerin kendi yurtlarına iskân ve milletlerin mevcut determinant haklarını vererek, başkenti Ahıska olmak üzere bir Türk Muhtar Cumhuriyeti veya Özerk Vilâyeti kurulmasını kabul etmelidir. Sürgünden dolayı uğranılan zarar ziyan tazmin edilmelidir. Eğer bu talepler yerine getirilmeyecekse Türkiye'ye göç etmemize müsaade edilmelidir.

Bu tebliğin yayınlanması çok önemlidir. Zira o güne kadar Batı âlemine ulaşan en aydınlatıcı belge budur. Ayrıca millî kimliklerini en açık şekilde dile getirmeleri de mühimdir. Şu var ki, Sovyet makamları bu tebliğe cevap vermemiştir.

Yine 1970 yılı içinde  vatana dönme teşebbüsleri, Gürcistan yetkililerince şiddetle engellenmiştir. O zamanın İçişleri Bakanı olan Eduard Şevardnadze yönetimi, Ahıska'ya dönmek üzere Tiflis'e gelen binlerce Ahıska Türkü'nü cop, basınçlı su vs. ile geri çevirmiştir.

1972 yılında hareketin yeni önderi Reşit Seyfatov, Sovyet KP Sekreteri Brejnev, BM Genel Sekreteri Waldheim ve Türkiye Başbakanı Ferit Melen'e müracaat etti. Bu müracaatlardan da yazık ki, sonuç alınamadı.

Kaynak : Yunus ZEYREK

 

Vatana Dönüş Mücadelesi - Muhammet İZZETOĞLUSevgili okuyucularım… Bugün size, benim hayatımda tanımakla müşerref olduğum üç dava adamı, üç ebedi dost ve üç muhterem insan hakkında bahsetmek istiyorum…

Çünkü, bu üç mütevazi insan ile yaptığım önemli, ancak bir o kadar da samimi görüşmeler sonucunda, Ahıskalı Türk Halkımız için çok verimli ve hayırlı hizmetler yapıldı ve yapılmaya devam etmekte…

{loadposition banner}

İhlas Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Gazetesi Sahibi:
Muhterem Dr. Enver ÖREN Abi…

İhlas Holding Eski Başdanışmanı, Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Eski Milletvekili
Muhterem Prof. Dr. Nevzat YALÇINTAŞ Hoca…

Ahıskalı Türklerin Liderlerinden,
Ukrayna’da Ahıskalı Türklerin Vatan ve Anadolu Cemiyetlerini kuran,
Türkiye’de ilk Ahıskalı Türkler (Ahıskalılar) Vakfı’nı kuran,
Matematik Öğretmeni ve Eski Milletvekili,
Araştırmacı Gazeteci Yazar
Rahmetli babam muhterem Murtaza İZZETOĞLU

Evet, hayatını Allah-ü Teala’nın rızası için, kendi halkının hizmetine adayan...

Adaletli, dürüst ve cömert olan…

Ehl-i sünnet vel-cemaat olarak, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Allah-ü Teala’nın (Celle Celalüh) ihsan ettiği sabırla,

Halkının haklı davası için mücadele eden…

Haklı oldukları davalarında,

Dava arkadaşları için ‘‘ Karanlık tünelde, bir ışık olan…’’

Bu üç fedakar insan ile yaptığım tarihi görüşmeler hakkında bahsedeceğim…


’’Ademi erseng,Demegil ademi,

Anikim yok,Halk gamidin gami.’’

Yani, Büyük Türk Şairi Ali Şiir Nevai diyor ki:

’’Halkının derdiyle dertlenmeyen insana, insan denmez..’’


İlk görüşme…

Temmuz 1993…

İstanbul…

Sarıyer…

Ukrayna Ahıskalı Türklerin Anadolu Cemiyeti Başkanı olarak, Türkiye’de bulunduğum dönemde yaptığım bu görüşmede, muhterem Dr.Enver ÖREN Abi’nin sarf ettiği şu değerli sözler her şeyi özetliyordu:

’’Ahıskalı Türkler, Osmanlı Türklerinin torunlarıdır...  Şimdi, zor durumdadırlar… Ahıskalı Türklere, Allah-ü Teala’nın rızası için dost elini uzatanlar, inşallah cennetliktir.’’

Evet, bu görüşmeden sonra…

İhlas Holding A.Ş. ve Türkiye Gazetesi, İhlas Haber Ajansı (İHA), TGRT Huzur TV ve TGRT FM Radyo kuruluşları, Ahıskalı Türkleri destekledi…

Ve, Ahıskalı Türklerin Temsilcisi olarak:

İlk önce, 1 Ekim 1993 tarihinden itibaren İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) Dış Haberler Servisi’nde ve daha sonra da, 6 Kasım 2004 tarihinden itibaren ise Türkiye Gazetesi’nin

Dış Haberler Servisi’nde Muhabir olarak çalışmam için resmen izin verdiler…

1993 yılından itibaren, İhlas Holding A.Ş. ve Türkiye Gazetesi, İhlas Haber Ajansı (İHA), TGRT Huzur TV ve TGRT FM Radyo, Ahıskalı Türklerin yanında oldu ve bizler, Türkiye’deki ve yurt dışındaki muhabir ve editör arkadaşlarımızla, Ahıskalı Türklerin problemleri ve çözüm önerileri ile ilgili çeşitli belgesel, haber, makale, hatıra ve yazı dizilerini hazırladık ve yayınladık…

Ayrıca, Türkiye’deki ilgili makamlara,

1990 yılından itibaren Türkiye’ye serbest göç eden Ahıskalı Türklerin ikamet, çalışma, denklik, vatandaşlık ve diğer işlemlerinin yapılması için Ahıskalı Türkleri Temsilen,

Devlet Büyüklerimiz ile çeşitli temaslarda bulunduk…


‘‘Bu dünyada yoktur,

Sonsuza kadar hayat,

Bu ne müthiş saadettir,

Çıksa iyilik ile ad.’’

Büyük Türk Şairi Ali Şiir Nevai


İkinci görüşme…

Ağustos 1993’de…

İstanbul…

Türkiye Gazetesi Hastanesi…

Hastane Başhekiminin çalışma odalarından biri…

İhlas Holding A.Ş.Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Gazetesi Sahibi

Muhterem Dr.Enver ÖREN Abi…

Ve İhlas Holding A.Ş. Başdanışmanı

Muhterem Prof.Dr.Nevzat YALÇINTAŞ Hoca ile tarihi bir görüşme yaptık…

Bu görüşmede, muhterem Prof.Dr.Nevzat YALÇINTAŞ Hoca, Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni (Eski SSCB’ni) oluşturan cumhuriyetlerde zor durumda bulunan ve 14-16 Kasım 1944 tarihinde, Sovyetler Birliği Lideri Josef Stalin’in emri ile  Gürcistan’ın Ahıska Vilayeti’nden, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan’a sürgün edilen ve 1989-1990 yıllarında ise Özbekistan’da meydana gelen acı olaylar sonucunda, ikinci sürgünü yaşayan mülteci Ahıskalı Türklerin problemleri ve çözüm önerileri hakkında önemli ve tarihi bir konuşma yapmıştı…

Daha sonra,

Ukrayna Ahıskalı Türklerin Anadolu Cemiyeti Başkanı olarak, ben de, muhterem Dr.Enver ÖREN Abi’nin ve muhterem Prof.Dr.Nevzat YALÇINTAŞ Hoca’nın, 14-16 Kasım 1944 tarihinde, Sovyetler Birliği Lideri Josef Stalin’in emri ile Gürcistan’ın Ahıska Vilayeti’nden, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan’a sürgün edilen ve 1989-1990 yıllarında da Özbekistan’da meydana gelen acı olaylar sonucunda, ikinci sürgünü yaşayan ve Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni (Eski SSCB’ni) ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nu (BDT’nu) oluşturan Ukrayna, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’nde dağınık ve zor durumda bulunan mülteci Ahıskalı Türklerin son durumu ile ilgili sordukları soruları cevapladım…

Ve ardından,

Ahıskalı Türk Halkımızın bugünkü problemleri ve çözüm önerileri hakkında önemli bir konuşma yaptım ve Ankara’da, 1992 yılının Temmuz ayında, T.C. Hükümeti’nin ilgili bakanlıklarına yaptığımız ziyaret ve görüşmeler hakkında bilgi verdim…

Bu görüşme…

Ukrayna’dan, Türkiye’ye,

İstanbul ve Ankara’ya,

Ukrayna Ahıskalı Türklerin Anadolu Cemiyeti Başkanı olarak,

7 Temmuz 1992 tarihinde yaptığımız ve

Cumhurbaşkanımız sayın Turgut ÖZAL,

Başbakanımız sayın Süleyman DEMİREL döneminde

T.C.Hükümeti’nin Dış Türklerden Sorumlu Devlet Bakanı

Sayın Orhan KİLERCİOĞLU ile gerçekleştirdiğimiz ilk resmi ziyaretten sonra,

Ukrayna’dan, Türkiye’ye yaptığımız ziyaretlerimizden biri sırasında gerçekleşmişti…

Çok anlamlı ve verimli geçen bu görüşme halen gözlerimin önünden gitmiyor…

Bu tarihi görüşme, ileriki yıllarda Ahıskalı Türk halkımıza yapacağımız hayırlı hizmetlere zemin hazırlamıştı…

Kaynak : AHISKA.NET - Köşe Yazarı
Muhammet İZZETOĞLU


Murtaza İZZETOĞLU

Üçüncü görüşme…

Ekim 1993’de…

İstanbul,

Yenibosna,

İhlas Yuva Sitesi…

İhlas Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Gazetesi Sahibi

Muhterem Dr. Enver ÖREN Abi ile

Ahıskalı Türklerin Liderlerinden,

Ukrayna’da Ahıskalı Türklerin Vatan ve Anadolu Cemiyetlerini kuran,

Matematik Öğretmeni ve Eski Milletvekili,

Muhterem babam Murtaza İZZETOĞLU ile birlikte yaptığımız görüşmeydi…

Bu görüşmede, Muhterem babam Murtaza İZZETOĞLU:’’Allah-ü Teala’ye şükürler olsun.

Bizler, halkımızın problemlerini, T.C.Hükümetimize, Türk Halkımıza, Türk ve Dünya kamuoyuna duyurmak için Türkiye’ye geldik. Ancak, bir çiçekle yaz gelmez…

Ahıskalı Türk Halkımız, eski Sovyetler Birliği’ni oluşturan cumhuriyetlerde halen dağınık halde ve zor durumda sürgün hayatı yaşamaktadır. Allah-ü Teala tüm Ahıskalı Türk halkımızı kurtarsın. Amin.’’ demişti…

Muhterem Dr.Enver ÖREN Abi ise, babamın yaptığı bu duaya, ‘‘Amin’’ dediler ve

‘‘Bahar gelir, yağmur yağarsa, binlerce çiçek çıkar…

İnşallah tüm Ahıskalı Türkler kurtulur…

Bunun için elimizden ne gelirse, inşallah yapacağız… ’’ dediler.

Ve birkaç gün sonra,

İstanbul,

Cağaloğlu,

Türkiye Gazetesi ve İhlas Vakfı’nın Cağaloğlu’ndaki tarihi binasında,

İhlas Holding A.Ş.Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Gazetesi Sahibi

Muhterem Dr.Enver ÖREN Abi,

İhlas Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü

Saygıdeğer Ahmet Mücahid ÖREN Abi

Ve İhlas Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı

Saygıdeğer Av.Mehmet OKYAY Abi ile

Ukrayna Ahıskalı Türklerin Anadolu Cemiyeti Başkanı olarak,

Tarihi bir görüşme yaptık…

Bir müddet sonra,

Temmuz 1994’de…

İstanbul,

Cağaloğlu,

İhlas Holding A.Ş. Başdanışmanı’nın çalışma odasında…

Ukrayna’da Vatan ve Anadolu Cemiyetlerini kuran,

Ahıskalı Türklerin Liderlerinden,

Matematik Öğretmeni ve Eski Milletvekili,

Muhterem babam Murtaza İZZETOĞLU ile birlikte,

İhlas Holding A.Ş. Başdanışmanı

Muhterem Prof.Dr.Nevzat YALÇINTAŞ Hoca ile bir tarihi görüşme yaptık…

Bu görüşmede…

Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni (Eski SSCB’ni) oluşturan cumhuriyetlerde zor durumda bulunan ve 14-16 Kasım 1944 tarihinde, Sovyetler Birliği Lideri Josef Stalin’in emri ile Gürcistan’ın Ahıska Vilayeti’nden, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan’a sürgün edilen ve 1989-1990 yıllarında da Özbekistan’da meydana gelen acı olaylar sonucunda, ikinci sürgünü yaşayan ve Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni (Eski SSCB’ni) ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nu (BDT’nu) oluşturan Ukrayna, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’nde zor durumda ve dağınık bir halde bulunan mülteci Ahıskalı Türklerin  problemleri ve çözüm önerilerini konuştuk ve bununla ilgili kendilerine bir rapor sunduk…

Evet, daha sonraki yıllarda, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Gazetesi Sahibi muhterem Dr.Enver ÖREN Abi’nin insani yardımı

ve İhlas Holding A.Ş. Başdanışmanı

Muhterem Prof.Dr.Nevzat YALÇINTAŞ Hoca’nın verdiği büyük destek

ve muhterem babam Murtaza İZZETOĞLU’nun gayretleri ile

Türkiye Gazetesi, İhlas Haber Ajansı ve TGRT Huzur TV ve TGRT FM Radyo’da,

Ahıskalı Türkler ile ilgili çeşitli belgesel, haber, belge, döküman, makale ve yazı diziler yayınlandı…

Ve TGRT Huzur TV’de, ‘‘Ahıskalı Türklerin Sürgününün 50.yıldönümü’’ konulu belgesel ve ‘‘Hayallerin Hüznü’’ konulu bir senaryo hazırlandı…

14 Kasım 1994’de ise…

TGRT Huzur TV’de, ‘‘Ahıskalı Türklerin Sürgününün 50.yıldönümü’’ konulu bir belgesel yayınlandı.

Belgeselde, Ahıskalı Türk Halkımızın tarihi ve Ahıskalı Türk Liderlerimizin konuşmaları da yer aldı. 52 dakikalık belgeselin sonunda, ben, İhlas Haber Ajansı (İHA) Dış Haberler Servisi Muhabiri ve  Ukrayna Ahıskalı Türklerin Anadolu Cemiyeti Başkanı olarak yaptığım ve Ahıskalı Türklerin problemleri ve çözüm önerilerini içeren konuşmamda, Türkiye’de, İstanbul’da, Ahıskalı Türklerin vakıf ve derneklerini kuracağımızı açıkladım…

‘‘Hayallerin Hüznü’’ konulu senaryoda babam Murtaza İZZETOĞLU, 14-16 Kasım 1944 tarihlerinde, Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emri ile Gürcistan’ın Ahıska bölgesinden, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan’a nasıl sürgün edildiklerini ve sürgünde neleri yaşadıklarını, TGRT Huzur TV’deki editör ve muhabir arkadaşlarımıza anlattı…

Ahıskalı Türklerin problemlerini, Türk ve dünya basınının desteğiyle, Türk ve dünya kamuoyunun gündemine taşımaya çalıştık...

İhlas Holding Başdanışmanı muhterem Prof. Dr. Nevzat YALÇINTAŞ Hoca,

Türkiye Gazetesi’nin Baş Yazarı olarak,

Türkiye Gazetesinin 1.sayfasında ‘‘Ahıska Türklerinin sürgünü ve problemleri’’ni içeren ve ileriki yıllarda da çeşitli basın yayın organlarında yazacağı yazılarından bazılarını kaleme aldı...

Ayrıca, o dönemde, Ahıskalı Türklerin Liderlerinden, Matematik Öğretmeni ve Eski Milletvekili muhterem Murtaza İZZETOĞLU ile birlikte, İhlas Holding Başdanışmanı olan muhterem Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Hoca ile yaptığımız görüşmede, muhterem Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Hoca, Ahıska Türklerinin problemlerinin çözüme kavuşturulması için ilk olarak, Türkiye’de ve İstanbul’da, Ahıskalı Türklerin vakıf ve derneklerinin kurulmasına ihtiyaç olduğunu söyledi…

Ve

Halkımıza yapılan hizmetleri artırmak için,

5 Haziran 1997 tarihinde,

İstanbul’da,

İlk Ahıskalı Türkler (Ahıskalılar) Vakfı’nı kurduk…

(bkz: http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=308576)

Daha sonra,

başta İstanbul olmak üzere,

Türkiye’nin çeşitli illerinde,

Ahıskalı Türklerin Temsilcileri tarafından onlarca dernek, iki federasyon ve son yıllarda dünya çapında bir birlik kuruldu…

Muhterem Prof. Dr. Nevzat YALÇINTAŞ Hoca,

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM),

Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Milletvekili olarak,

30 Kasım 2004 tarihinde, (23.Birleşim),

Ahıska Türklerinin sürgününün 60. yıldönümü dolayısıyla gündem dışı bir konuşma yaptı.

Bu konuşma, Türkiye ve dünyadaki çeşitli basın yayın organlarında yayınlandı…

1990 yılından itibaren,

Türkiye Cumhuriyeti Devleti,

Devlet Büyüklerimiz,

Vali ve Kaymakamlarımız,

Belediye Başkanlarımız,

Türk Halkımız,

1990 yılından itibaren Türkiye’ye serbest göç eden Ahıskalı Türklere

Dost elini uzattılar…

Evet, zaman su gibi akıp geçiyordu…

Aradan 17 sene geçti…

Az değil, tam 17 sene…

Ancak, halen halkımızın ivedilikle çözülmesini bekleyen bir yığın problemleri var…

* TBMM’de, 02.07.1992 tarihinde kabul edilen 3835 sayılı “Ahıska Türkleri’nin Türkiye’ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun’un ve Türkiye Cumhuriyeti  Hükümeti’nin 1992 yılında kabul ettiği 3706 nolu karar ivedilikle uygulanmalı…

* 1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklerin yaptıkları vatandaşlık müracaatları için yardımcı olunmalı ve 1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklere, T.C. Vatandaşlığı ve Çifte Vatandaşlık hakkının ivedilikle verilmesi için, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan Hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında koordinasyon sağlanmalı ve bir anlaşmaya varılmalı…

* Türkiye’ye serbest göç eden Ahıskalı Türklere ikamet ve çalışma izni ivedilikle verilmeli...

* Doktor, mühendis, öğretmen ve diğer meslek sahipleri olan Ahıskalı Türklerin, diplomaları için denklik almaları konusunda, YÖK tarafından kolaylık sağlanmalı…

* Türkiye’de ve yurt dışında ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan’da yaşayan Ahıskalı Türklerin:

eğitim, sağlık, istihdam, konut ve sosyal güvenlik problemlerinin çözümü için;

ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan Hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında bir anlaşmaya varılmalı…

* ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan’da yaşayan Ahıskalı Türk çocuklarının, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer ilgili kuruluşlar kanalıyla, 23 Nisan Çocuk bayramına katılmaları ve Türkiye’deki Üniversitelerde eğitim almaları sağlanmalı ve mevcut olan kontenjanlarının sayıları ivedilikle artırılmalı…

* Ahıskalı Türklerin, Gürcistan’daki tarihi vatanı olan Ahıska Vilayeti’ne dönmeleri ile ilgili konu, Gürcistan’ın 1999 yılında Avrupa Konseyi’ne üye olması ile birlikte gündeme geldi. Gürcistan Hükumeti, uluslararası hukuk kurallarına göre, Ahıskalı Türkleri 2011 yılına kadar kendi topraklarına kabul etmeyi taahhüt etti.

Ancak, sayıları yaklaşık 350 bin olan Ahıskalı Türkler, başta Türkiye olmak üzere, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan’da dağınık hâlde yaşıyor ve karşılaştıkları problemler gün geçtikçe artıyor.

Ahıskalı Türklerden isteyenlerin kendi toprakları olan Gürcistan’ın Ahıska Bölgesine yerleşmesi için, Türkiye, ilgili ülkelerle Gürcistan arasında bir anlaşmayı temin etmeli…

* Türkiye; Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, BM, AGİT ve diğer uluslararası kuruluşlarda, Ahıskalı Türklerin haklarının korunması ve problemlerinin halledilmesi için girişimlerde bulunmalı.

Kaynak : AHISKA.NET - Köşe Yazarı
Muhammet İZZETOĞLU

 

14 Kasım Ahıska Sürgünü Anma Programı14 Kasım 1944 tam 65 yıl önce Ahıska'da yaşayan Türkler bir gecede öz topraklarından koparıldı, sürüldü. 1944 Yılında başlayan ve hâlâ devam eden sürgün, Ahıska Türklerini zayıf düşürmemiş, amaçlananın aksine güçlendirmiştir. Dünyanın dört bir yanında daha güçlü bir şekilde birbirlerine kenetlenen Ahıskalılar Türk ruhunun temsilciliğini sürdürmektedirler.
İstanbul'da eğitim gören biz Ahıskalı öğrenciler hiç unutmayacağımız sürgün günümüzü anıyoruz. Programımızda sizleri de aramızda görmek kardeşlik ruhunuzu ve desteğinizi yakından hissetmek ve acımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Sürgünde hayatlarını kaybetmiş soydaşlarımıza Allah (c.c)'tan rahmet diliyor sizlere de şimdiden teşekkürlerimizi sunuyoruz.

14 Kasım 2009 Ahıska Sürgünü Anma Programı Afişi

Eminönü Halk Eğitim Merkez - Bab-ı Ali Cad. No: 37 Cağaloğlu - İstanbul
İletişim : 0505 864 96 25

Kaynak : www.ahiskaliyiz.biz - www.ahiskalilar.org

 

Özel Bahçelievler Erkek Öğrenci Yurdu’nun 2009-2010 geleneksel mezuniyet töreni, İhlas Koleji Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.Özel Bahçelievler Erkek Öğrenci Yurdu'nun 2009-2010 geleneksel mezuniyet töreni, 14 Mayıs 2010 tarihinde İhlas Koleji Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.
Özel Bahçelievler Erkek Öğrenci Yurdu Müdürü Muhammet Turanlı, törende yaptığı konuşmada, "Yurdumuz bu sene 29 mezun verdi. Bu gençleri yetiştiren anne ve babaları takdir ediyoruz. İhlas Vakfı Yurtlarının 'insanların hayırlısının insanlara faydalı olanıdır' düşüncesiyle yeni bir hayata atıldığınızı düşünüyorum" dedi.

{loadposition banner}

Etkinliğin sonunda, mezun olan öğrencilere çeşitli hediyeler takdim edildi.

Törene, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Özgün, Türkiye Gazetemizin İletişim Koordinatörü ve yazarımız Sami Özey, İHA Genel Müdürü Fevzi Kahraman, İhlas Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Av.Mehmet Okyay, Kurumsal Gelişim Merkezi Mehmet Emin Öztürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mevlüt VURAL, Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Kurucular Heyeti Üyesi ve İstanbul Temsilcisi Muhammet İZZETOĞLU, öğrenciler, Ahıskalı Türkler, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı.

Özel Bahçelievler Erkek Öğrenci Yurdu'nun 2009-2010 geleneksel mezuniyet töreni, İhlas Koleji Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen mezuniyet gecesi programının sonunda, güzel bir gösteri yapan Mehter Takımı, salondaki davetliler ve öğrenciler tarafından uzun süre alkışlandı.

Kaynak : Muhammet İZZETOĞLU

 

İzmir Ahıska Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Agara, Kırgızistan'da Ahıska Türkleri'ne yapılan saldırıları kınadı.

Kırgız kökenli bir grup tarafından Bişkek vilayetinin kuzeyindeki Maevka kasabasında Ahıska Türkleri'ne ait evlere saldırılar olduğunu ifade eden Agara, "Olaylar esnasında 5 Ahıskalı feci şekilde öldürülmüş, 100'e yakın da yaralanan var. 30'a yakın Ahıskalının evleri yakılmış ve yağmalanmış. Kırgızistan'daki belirsizlik ortamı yüzünden, polisin görev yapmakta zorlandığı belirtiliyor. Bazı köy ve kasabalarda Ahıskalılar evlerini terk etmek zorunda kaldı." dedi.

{loadposition banner}

Kırgızistan'daki son gelişmeler neticesinde Ahıskalıların, tarafsız oldukların için bu saldırıya maruz kaldığını söyleyen Dernek Başkanı Agara, devrik lider Bakiyev taraftarlarının saldırıyı geçici hükümet yanlılarının yaptığını söylediğini, geçici yönetim lideri Roza Otunbayeva'nın ise aksini ifade ettiğini kaydetti.

Bunların 1989 Özbekistan olaylarını hatırlattığını aktaran Agara, "Yapanlar belli, yaptıranlar değil ama bir şey belli, eski Sovyet topraklarındaki Türk toplumuna olan kin ve nefret devam ediyor." şeklinde konuştu.

(Cihan Haber Ajansı) 21.04.2010 14:09
Kaynak :  HABERLER.COM

 

Turana ASGAROVA Çeyiz Show Programında Yarışıyor ve Ahıska Kültürünü Tanıtıyorİzmir Ege Üniversitesi Eczacılık Fakultesi öğrencisi Turana ASGAROVA bugün 30 Kasım 2009 tarihinde saat 16:00'da TRT Avaz kanalında yayınlanacak olan Çeyiz Show programında yarışacak ve Ahıska Kültürünü tanıtacak.
Türkiye ve Türk Cumhuriyetlerinden katılan, birbirinden renkli ve marifetli 5 genç kız her hafta birbirleriyle yarışıyor. Genç kızlar yarışmada yemek yapmaktan, dekorasyona, şarkı söylemekten dans gösterisine kadar bir çok hünerlerini sergiliyor. Çeyiz Show'un esas amacı Türkiye ile Türki Cumhuriyetler arasında bir kültür köprüsü oluşturmak. Programda kızlarımız kendi aralarında da kaynaşarak, arkadaşlık kuruyorlar. CEYIZ 101 yaz 3969 a Gönder, Turana'ya Destek Ol.

CEYIZ 101 yaz 3969 a Gönder, Turana'ya Destek Ol

Yarışma üç aşamadan oluşuyor. İlk aşamada yarışmacı mutfakta kendi ülkesine ait özel yemekler, tatlılar hazırlıyor. Ardından da özel olarak hazırlanmış bir bölümde salon ve yatak odasını kendi istediği tarzda dekore ediyor. Üçüncü ve son aşamada ise genç kızlar özel yeteneklerini sergiliyor. Bu bölümde yarışmacının şarkı söylemesi, bir enstürman çalması,dans etmesi isteniyor

Çeyiz Show, Türk kültürünün bu eski geleneğini yeni nesillere değişen tüketim alışkanlıklarıyla, tadında ve modern haliyle sunuyor.

Programın sunuculuğunu Duygu Özçelik yapıyor.

Çeyiz Show'da, müzisyen Süleyman Alnıtemiz, modacı ve stil danışmanı Değer Bakır, dekoratör Yaprak Kökyar jüri üyeliğini yapıyor.
Özellikle kadın izleyicilerimizin büyük bir keyifle takip edeceği yarışma programı Çeyiz Show hafta içi hergün TRT-AVAZ'da...

 

Bursa'da Sürgünü Anma Programı Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkezi ve Bursa Ahıskalı Öğrenciler Birliği'nce "Sürgünde 65. Yıl Anma Programı" düzenlenecektir.

Bursa'da düzenlenecek olan sözkonusu anma programına tüm halkımızın davetli olduğunu bildiren Sayın Paşa ALİHAN 15 Kasım 2009 tarihinde saat 12:00 da Bursa Golden Düğün Salonu'nda (Mesken Mah. İş Bankası yanı) yapılacak Tören sonunda Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer DİNÇER'e birer mektup gönderileceğini bildirmiştir. Daha sonra saat 20:00 da Barış Manço Kültür Merkezi'nde (Mimarsinan Mh. Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi üstü) Sürgünde 65. Yıl Anma Programı devam edecektir.

Kaynak : Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkezi Başkanı Sayın Paşa ALİHAN

 

Vatana dönüş yolunda Avrupa Konseyi?nin bastırmasına rağmen 1999?dan beri bir türlü adımların atılmadığı görülürken, Serbest göç kapsamında gelip anayurdu vatanlarına yerleşen Ahıskalılar, burnunun dibindeki aynı soydan, aynı kandan olan Posoflularla yıllardan beri Bursa?da olduğu gibi şimdide Posof?ta buluşmaya başladılar.

1944 yılında Anayurtlarından sürülen Ahıskalılar daha sonra 1989 yılında Fergana olaylarıyla başlayan yeni sürgünler halen devam ediyor. Dünya?nın dört bir etrafına dağılan Ahıskalılardan bazıları ilah da vatana dönüş için bin bir müşkülat içinde mücadele veriyorlar.

Bunlardan birisi de geçtiğimiz aylarda Azerbaycan?dan Ahıska?ya göç ederek vatana yerleşen Abamüslim Mustafaoğlu. Eşi ve iki oğlu ile birlikte ailece gelerek Abastuban köyüne yerleşen Mustafaoğlu ailesi, çocuklarının Türkçe olarak öğretime devam etmesi gerektiğini düşünerek 40 kilometre kadar uzaktaki Posof?a getirdiler. Gerekli resmi prosedürü tamamlayan aile oğulları Yaşar Arifoğlu?nu Posof Halitpaşa Yatılı Bölge Okulu 8. sınıfına kayıt ettirdi. Türkiye?de eğitimine devam edecek olan Yaşar Mustafaoğlu çok mutlu olduğu görüldü. Yaşar?ın Babası Abamüslim ve Annesi Dilara kendilerine gösterilen bu kolaylık ve yardım için Posof kaymakamı Muammer Köken?i makamında ziyaret ederek teşekkürlerini ilettiler. Baba Abamüslim Mustafaoğlu yaptığı açıklamada ?İstedim ki çocuğumun geleceği parlak olsun. Çocuğum Türkçeyi öğrensin, dilini, dinini tam kavrasın ve Türkiye de ki bu güzel eğitimden nasibini alsın. Biz Ahıskalılar asırlardır hep çile çektik. Eğitimini tam olarak alıp halkının hakkını savunsun. Yaşadığı toplumlara da yararlı bireyler olsun? dedi.

Halitpaşa Yatılı Bölge Okulu?nda ilk defa bir yabancı uyruklu öğrencinin kaydını yaptıklarını belirten okul Müdürü Alpaslan Tekel ise Böyle bir hizmette bulunmalarının unutulmayacak bir duygu olduğunu, bu nedenle ailenin asla endişeli olmamalarını belirtti. Daha sonra Yaşar?ı sınıfına alarak arkadaşlarıyla tanıştırdı ve her türlü ihtiyaçlarının karşılanacağını söyledi.

Abamüslim Mustafaoğlu (ortada) ve eşi Dilara Mustafaoğlu (solda) Posof Kaymakamı Muammer Köken?i (sağda) makamında ziyaret ederek yardımlarından dolayı teşekkür ettiler.

Halitpaşa Yatılı Bölge İlköğretim Okul Müdürü Alparslan Tekel ilk yabancı uyruklu öğrenci olan Ahıskalı küçük Yaşar?ı sınıfına götürerek arkadaşları ile tanıştırdı.

Kaynak : Ahıskalılar.ORG
Haber : Burhan ÖZKOŞAR
Fotoğraflar : Alper TURGUT (Posof Sınır Gazetesi)

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Powered by Tags for Joomla

Üye Girişi

Online Üyeler

  • Mikail İBRAHİMOĞLU
1 Üye ve 20 Misafir Online
Toplam Uye: 1136
Son Uye: maxtada

Üye Hareketleri

Dün
Gülsere Osmanlı Yeni Bir Profil Resmi Yükledi.
Mikail İBRAHİMOĞLU bunu beğendi.
23:35
Beğen Yorum
Gülsere Osmanlı ben Albümüne Yeni Fotoğraf Ekledi
23:34
Beğen Yorum
Leyla Abbasova ve SÜREYYA Artık Arkadaşlar
20:36
Beğen Yorum
2 Gün Önce
reyhan gadimova ve Rano SOBİROVA Artık Arkadaşlar
21:16
Beğen Yorum
 

Radyo Ahıska



Radyo AHISKA
Yayını 10 kişi dinliyor
Şarkı İstek Hattı

Ahıska Chat