Cuma, 13 Ağustos 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Başkanı Ziyaetdin İSMİHANOĞLU başkanlığında yürütülen "DATÜB 1. Almatı Konferansı" sırasında Dünya Ahıskalılarının 2. Konferansının Azerbaycan’ın başkenti Bakü'de düzenlenmesi kararlaştırıldı. DATÜB 2. Bakü Konferansı 18 Eylül 2010 tarihde yapılacaktır.
{loadposition banner}
DATÜB 1. Almatı Konferansı’nın ikinci günü fotoğrafları.


Kaynak : Ahıska Press
Cuma, 13 Ağustos 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
 Geçtiğimiz günlerde DATÜB Kurucularının 1. Almatı Konferansına katılmak üzere Kazakistan’ın eski başkentine gelen DATÜB temsilcilerinden oluşan bir grub Ahıska Basın Bilim Merkezi'ne ziyarette bulundular.
Paşa ALİHAN (Bursa), Taştan ASLANOV (merkezde – Rusya Federasyonu), İbrahim BURHANOV (Azerbaycan) ve Kemal BERİDZE (Azerbaycan).
{loadposition banner}
Sürgüne Uğramış Ahıska Türklerinin Haklarını Koruma Merkezi Başkanı ve DATÜB Bursa Temsilcisi Paşa Alihan, vatanlarına geri dönerek topraklarına sahip çıkmak istediklerini bildirdi. Alihan, Ahıska Türklerinin, 1944 yılında eski Sovyetler Birliği döneminde haksız yere asırlardır yaşadıkları topraklardan silah zoruyla Orta Asya steplerine sürüldüğünü ve halen değişik ülkelerde sürgün hayatı yaşadığını hatırlattı.
Paşa ALİHAN, Türkiye’de yaşayan Ahıskalılar olarak kendilerini şanslı gördüklerini dile getirirken, 9 ayrı ülkeye dağılmış, daha ağır koşullarda yaşayan Ahıskalıların bulunduğuna dikkati çekti.
Azerbaycanda Ahıskalı Türklerin “VATAN” Cemiyeti başkanı İbrahim BURHANOV ”Vatanımıza geri dönerek topraklarımıza sahip çıkmak istiyoruz. Geçmişte mücadele vermiş, vatan topraklarına geri dönmeyi başaramayan dedelerimiz ve babalarımızın ruhunu şad etmek istiyoruz”, dedi.
BURHANOV kendileri ile getirmiş oldukları Ahıska hakkında kitapları Ahıska Basın Bilim Merkezi eşbaşkanı Ramiz MEŞEDİHASANLI'ya hadiye etti.
Kaynak : Ahıska Press
Pazartesi, 09 Ağustos 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Bursa’da yaşayan Ahıskalılar, geçtiğimiz günlerde Kazakistan’da yapılan ve kısa adı DATÜB olan Dünya Ahıska Türkleri Birliği konferansı hakkında bilgilendirildi. Bursa’da faaliyetlerini sürdüren Sürgüne Uğramış Ahıska Türkleri’nin Haklarını Koruma Merkezi Başkanı ve DATÜB’ün Bursa Temsilcisi Paşa Alihan’ın girişimleriyle yapılan toplantıya çok sayıda Ahıskalı katıldı. Konferansta alınan kararları merak eden ve vatana dönüş yolundaki mücadele konusunda son gelişmeleri pür dikkat dinleyen Bursa’daki Ahıskalılar, Paşa Alihan’dan DATÜB’ün çalışmaları hakkında geniş bilgilere sahip oldular.
{loadposition banner}
DATÜB temsilcisi Paşa Alihan Kazakistan’ın Alma-Ata kentinde yapılan konferans hakkında toplantıya katılanları bilgilendirirken, konferansı şu şekilde özetledi;
- DATÜB Genel Başkanı Ziyeddin Kasanov İsmihanoğlu açılış konuşmasında Dünya’da yaşayan Ahıskalıların DATÜB çatısı altında birleşmeleri gerektiğini vurgulayarak, bu biz Ahıskalılar için önümüze çıkan son şans olduğunu söyledi. (Şahsen bende bu görüşe katılıyorum bu önümüze çıkan son şansı kullanmak için Bursa’da yaşayan Ahıskalılar adına DATÜB etrafında birleşelim ve mücadelemizde tek yürek olarak, biz Ahıskalıların kutsal davası olan vatan yolumuzdaki kararlılığımızı Dünyaya gösterelim)
- Vatan yolundaki onurlu mücadelemizde Uluslar arası arenada haklarımızı arayabilmek için en önemli resmi organ olan Avrupa Konseyi nezdinde sesimizi duyurarak sorunlarımızı aktarabilmek ve çözümlenmesi için gerekli çalışmaların yapılabilmesi adına her üç ayda bir yapılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi toplantıları dönemlerinde Ahıskalı bir heyetin bulunması ve lobi çalışmaları yapması kararlaştırıldı. Önümüzde yapılacak olan ilk toplantı için iki kişilik bir delege seçildi.
- Ahıska Türkleri’nin yoğun yaşadığı bölgelerde sırasıyla çeşitli konferanslar yaparak halkı bilgilendirme toplantıları yapılma kararı alındı.
- Uzun konuşmalar sonucunda yapılan müzakerelerden sonra DATÜB’ün faaliyetlerini yönetecek ve 6 aylığına çalışmalarını sürdürerek seçime götürecek 7 kişilik geçici yönetim kurulu seçildi.
- Böylece konferans sonuçlanmış oldu.
Daha sonra Paşa Alihan toplantıya katılanlara aktarılan bilgilerden sonra Sürgüne Uğramış Ahıska Türkleri’nin Haklarını Koruma Merkezi olarak DATÜB konusundaki çalışmalarına hız verilmesi kararı aldıklarını söyleyerek şunları söyledi;
“Biz Bursa’da yaşayan Ahıska Türkleri olarak bu mücadeleye ve vatan yolundaki onurlu mücadelemize devam edebilmemiz için DATÜB etrafında birleşmemiz kaçınılmazdır. Bu amaçla başlattığımız çalışmalarımız doğrultusunda ilk olarak Avrupa Konseyi nezdinde sesimizi duyurabilmek için Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’na bireysel olarak dilekçe yazma kampanyası başlattık. Bunun yanı sıra 22 Ağustos tarihinde Türkiye’deki Ahıskalı Öğrencileri ve genç Ahıskalılarla bir toplantı yaparak DATÜB’ün çalışmalarını onlara da anlatarak bir çatı altında toplanmalarını sağlamayı amaçlamaktayız. Ahıskalıların yaşadıkları bölgelerde toplantılarımızı sıklaştırarak DATÜB’ü daha teferruatlı anlatmayı planlamaktayız” dedi.
Toplantıya konuşmacı olarak çağrılan ve Ahıska’dan gelerek ayağının tozuyla toplantıya katılan ve DATÜB’ün Avrupa Konseyi temsilcisi olarak görevlendirilen Burhan Özkoşar da öncelikle Ahıska’daki izlenimlerini aktardı.
Son gelişmelerde Ahıska’ya serbest göç kapsamında kendi imkânlarıyla gelerek yerleşen ve birkaç yıldır da Ahıska’da yaşayanların üzerindeki Gürcü istihbaratının baskısından bahsederek konuyu rapor halinde Avrupa Konseyi’ne taşıyarak Avrupalı Parlamenterlerin dikkatine sunacağı bilgisini verdi.
Daha sonra Avrupa Konseyi’nin neden Ahıskalılar için önemli olduğunu anlatarak 1999 yılında atılan imzalarla Gürcistan’ın kendisini İnsan Hakları ve azınlıkların haklarının geri iadesi konusunda ipotek altına aldığını belirterek şimdi sorumluluğunu yerine getirmesi için Avrupa Konseyi nezdinde gerekli çalışmaların yapılarak Gürcistan üzerinde baskı oluşturulması gerektiğini söyledi.
AHISKA.NET - Haber
Cumartesi, 07 Ağustos 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Ahıskalılar, Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Konferansı için Kazakistan'ın eski başkenti Almatı'da buluştu. Konferansa; ABD, Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan'dan gelen Ahıskalılar katıldı. Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Genel Başkanı Ziyaettin Kassanov başkanlığındaki konferansta, Ahıskaların sorunları masaya yatırıldı. Ahıska Türklerinin vatana dönüşü ve karşılaştıkları sorunları değerlendiren Kassanov, vatana dönüş sürecinde en büyük desteği Türkiye ve Azerbaycan'dan beklediklerini söyledi.
{loadposition banner}
DATÜB'ün öncelikli amacının Ahıska Türklerinin haklarını kazanmak ve vatanları Gürcistan'a dönüşlerini sağlamak olduğunu belirten Kassanov, bu amaçla çalışmalarının devam ettiğini belirtti.
Ahıska Türklerinin dönüşü ve bölgenin statüsüyle ilgili konularda çözümün zaman alacağını ifade eden Kassanov, Türkiye'den yardım beklediklerini ifade etti.
Kasanov, "Stalin kurbanı bütün topluluklar vatanlarına döndükleri hâlde Ahıskalılar dönememişlerdir." dedi.
Kazakistan'da 130 farklı milletten insanların yaşadığını da sözlerine ekleyen Kassanov, Kazakistan'daki Ahıska asılıların son derece rahat ve huzurlu bir ortamda yaşadıklarını ifade etti.
Kaynak : Zaman
Cumartesi, 10 Temmuz 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Uluslararası Türksoy'la İpekyolu Dergisi'nin düzenlediği "Altın Adamlar Ödül Töreni"nde DATÜB Yönetim Kurulu Başkanına ödül.
Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Yönetim Kurulu Başkanı Ziyaeddin İsmihanoğlu KASSANOV, Uluslararası Türksoy'la İpekyolu Dergisi'nin geleneksel olarak düzenlediği "Altın Adamlar Ödül Töreni"nde "Türk Dünyası'nda Yılın Sivil Toplum Kuruluşu Ödülü"ne layık görüldü.
{loadposition banner}
Arınç'a Türk Diline Hizmet Ödülü
Uluslararası Türksoy'la İpekyolu Dergisi'nin geleneksel "Altın Adamlar Ödül Töreni"nde Devlet Bakanı Bülent Arınç, Türk Diline Hizmet Ödülü'ne layık görüldü.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Türkçenin zenginliğinin farkında değiliz. Yeni yetişen gençlerimiz neredeyse 20-25 kelimeyle meramını ifade edecek noktada acizlik gösteriyor. Türkçeyi bu kadar güdük, kısır, bu kadar biçare göstermeye kimsenin hakkı da yok, haddi de yok" dedi.
Arınç, "Türkçe bizim her şeyimiz. Türkçeye sahip olmamız, onu en iyi şekilde kullanmamız gerekir. Aslında bu konuyu içimizde en güzel konuşacak ve dinletecek olan üstadımız Yavuz Bülent Bakiler'dir. Onu şiirleriyle, duygu yüklü, Türkçeyi en zengin şekliyle kullanan anlatımıyla her zaman takdirle, hayranlıkla izlemişimdir" diye konuştu. Daha önce de meclis başkanlığı döneminde buna benzer ödüller aldığını ifade eden Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkçeyi maalesef bozuyoruz, bozarak konuşuyoruz. Türkçenin zenginliğinin farkında değiliz. Yeni yetişen gençlerimiz neredeyse 20-25 kelimeyle meramını ifade edecek noktada acizlik gösteriyor. Neredeyse o telefonlardaki mesajlar gibi 'nbr' yan yana geldiği zaman 'ne haber' dediklerini anlıyoruz, 'slm' yazdığı zaman 'selam' olduğuna inanmak istiyoruz. Türkçeyi bu kadar güdük, kısır, bu kadar biçare göstermeye kimsenin hakkı da yok, haddi de yok. Son yıllarda maalesef gençlerimizin argo ve popüler kültüre olan temayülleri ve yatk ınlıkları, Türkçeyi zengin bir dil olarak konuşmaktan ziyade çok küçük, sadece meramını 3 cümleyle anlatabilecek şekle sokmaya kalktı. Bundan dolayı ıstırap duyuyorum."
Arınç, Ankara'da Ümitköy'de bir caddede hiçbir iş yerinin Tü rkçe tabelası olmadığını aktararak, "Meclis başkanlığım döneminde de bu felaketin farkına vardım. Mesela meclisimizde 3 bin 500 personel var, Ankara için söylüyorum. Onlara sosyal hizmet de veriyoruz. Araba yıkama yeri olarak iki yer buldum ve onları kiraladık. O hizmeti biz kendi elemanlarımızla veriyoruz, ama bu artık meclisin asli görevi değil. Bu arabayı yıkama, temizleme, parlatma işini özel sektöre bırakalım diye düşünmüştük. Hakkında çok iyi intibalar edindiğimiz veya bize öyle tanıtılan arkadaşımız açmış orayı, 'car wash' diye yazmış, hem de meclisin içinde. Kan beynime sıçradı. Dedim ki 'Bunların kontratlarını iptal edeceksiniz. Eğer bu isimleri değiştirmiyorlarsa, Türkçe bir kelime koymayacaklarsa ben buna razı olamam'. Sağ olsunlar ikisi de değiştirdi" şeklinde konuştu.
Herkes tarafından rahatlıkla konuşulan kelimelerin Türkçede güzel bir karşılığı bulunmaması durumunda kullanılabileceğini dile getiren Arınç, şöyle devam etti: "Durup dururken binlerce kelime hazinesine sahip Türkçe dilimizin içinde, su gibi şırıl şırıl, bülbül sesi gibi kulağa ahenkli gelen, fonetiği gayet güzel olan bir dili konuşmak yerine bir özentiyle, kendini bir inkarla, kendini küçük görmekle böylesine saçma sapan kelimeler kullanılmasını affetmek mümkün değil. Kendi dilimizi konuşacağız. Bir Fransız ne kadar Fransızcası na sahip çıkıyorsa, İngiltere Büyük Britanya'dan kalmış bir imparatorluk hülyasıyla kendi dilini halen dünyanın her yerinde konuşmak için bütün gayretini sarf ediyorsa, biz Türkçeden vazgeçemeyiz.
'Türkçe Konuşan Parlamentolar Asamblesi' diye bir şey kurmayı düşündük. Meclis başkanıyım, beni ziyarete geldiler. Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan kendini o sınıfın içerisine koymuyordu doğrusu, diğerleri hep geldiler. Ancak çok üzüldüğüm bir netice ortaya çıktı. Türkçe konuşan ülkeler diye bildiğimiz ve TÜRKSOY'un çatısı altında kendilerini örgütlediğine inandığımı z bu kuruluşların ortak dilinin Rusça olduğu ortaya çıktı. Onları kınamak için söylemiyorum. Bir Sovyet zulmünün, emperyalizminin yıllarca nesillerden nesillere katliam yaptığı, dillerini unutturduğu, inançlarından uzak tuttuğu, birbirlerine düşman yaptığı bir anlayışın sonunda muhteşem başarısını gördüm. Birbirleriyle konuşamıyorlardı, Rusça anlaşmak zorundaydılar. Sonunda muvaffak olduk, Türkçe Konuşan Parlamentolar Birliğini kurduk." Bülent Arınç, herkesin Türkçeyi yeniden keşfetmeye mecbur olduğ unu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Türkçe çok zengin bir dil, inanın. Fransızca kadar, Arapça kadar, belki onlardan birkaç tanesinden daha çok kelime hazinesine sahip. Bizim bu zenginliği konuşmamız, öğrenmemiz, bilmemiz lazım. Bir ara öz Türkçe adıyla ortaya çıkarılan, sonra uydurukça olduğu anlaşılan o heyecandan, o hareketlerden bahsetmiyorum. Kitaplarımızı açtığımızda, alfabemizi açtığımızda, kültürümüze dönüp baktığımızda, eski medeniyet eserlerimizi ortaya koyduğumuzda gerçek Türkçenin zaten ne olduğu çok iyi belli oluyor. Biz buna sahip çıkmalıyız. Zorlamalarla, yeni şeyler türeterek gülünç hale gelmek değil asıl mesele. Konuşulan Türkçeyi, anlaşılan Türkçeyi, saf olanı, temiz olanı, arı olanı, duru olanı bizim tercih etmemiz gerekiyor. Kültürümüzün en önemli unsuru budur. Dilimizde noksanlık olursa birbirimize karşı dilsiz oluyoruz, anlaşamıyoruz, konuşamıyoruz." Türk diline özentilerden uzak, sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bizim Kanunlar Kararlar Dairesi var. Ne yapıyor bu? Tasarıları, teklifleri Meclis Genel Kuruluna sunuyor, ondan sonra da onu yasalaştırıyoruz. Bir baktık ki birbiriyle alakasız cümleler var. Farklı anlamlara gelebilecek şeyler konuşulmuş. Türk Dil Kurumundan iki arkadaşı meclisin yasama uzmanlığında genel sekreter yardımcılığında görevlendirdim. Çünkü teklifleri yazanlarla tasarıyı gönderenler de Türk dilinin inceliklerine vakıf değil. Acınacak şeyler ortaya çıktı. Biz görevimizi yaptık zannettik, ama bir yer eksik kalmış. Çünkü tasarıların çoğu Başbakanlıktan geliyor. Başbakanlık Kanunlar Kararlar Dairesinden eğer bize eksik gönderiliyorsa, biz onu düzenleme konusunda çok zorluk çekiyoruz. O zaman Başbakanlık Kanunlar Kararlar'a da mutlaka gerekir diye düşünüldü ve orada da bir arkadaş görevlendirildi. Böylece devlet bürokrasisi içerisinde de Türkçeye sahip çıkma konusunda adımlar atıldı."
Konuşmasının ardından Arınç'a, şair-yazar Yavuz Bülent Bakiler, "Türk Diline ve Kültürüne Hizmet Ödülü"nü takdim etti. Bülent Arınç da ödül almaya hak kazanan bazı kişilere ödüllerini verdi.
Törende ayrıca şu isimler de ödüle değer görüld ü: Devlet Bakanı Faruk Çelik, "Türk Dünyası Hizmet Ödülü", Çeçenistan eski lideri merhum Hacı Ahmet Kadirov "Kafkaslar'da Barış ve Dostluk Ödülü", Kosova Çevre Bakanı Mahir Yağcılar "Türk Dünyası Hizmet Ödülü", eski BBP Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu "Türk Dünyası Dostluk ve Barış Ödül ü", İstanbul Bü yükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş "Yılın Büyükşehir Belediye Başkanı", TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu "Yılın Meslek Örgütü", Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu "Üstün Hizmet Ödülü", Azertelecom ve Azerfon Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Türktan "Azerbaycan'da Yılın Yöneticisi", şair-yazar Yavuz Bülent Bakiler "Türk Dünyası Hizmet Ödülü", Gentaş Yönetim Kurulu Başkanı Gencay Aydın "Yılın Genç İş Adamı", Eryılmazlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Eryılmaz "Anadolu'da Yılın Girişimcisi", Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü "Anadolu'da Yılın Belediye Başkanı", Başbakanlık Müşaviri Salih Melek "Hizmet Onur Ödülü", Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım "Yılın Yöneticisi Ödülü", nakkaş ve tezyini sanatlar uzmanı Semih İrteş "Türk Kültür ve Sanatına Hizmet Ödülü", Azerbaycan Devlet Sanatçısı Melahat Abbasova "Türk Dünyası Kültür ve Sanat Ödülü", Dünya Ahıska Türkleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ziyaeddin İsmihanoğlu "Türk Dünyası'nda Yılın Sivil Toplum Kuruluşu Ödülü", Hendek Belediye Başkanı Ali İnci "Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi Ödülü", Grand Ani Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Sait Ötegen "Avrupa'da Yatırım Teşvik Ödülü", Karaca Züccaciye "Tüketici Kalite Ödülü", Petkim "Türkiye'de Yılın Kuruluşu", Beypiliç "Yılın Altın Markası" ve Rotterdam İslam Üniversitesi "Yılın Eğitim Kurumu".
Haber: AA Kaynak: TimeTurk
Salı, 29 Haziran 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Girişimci, işadamı, sanayici, akademisyenlerle Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticilerinin tecrübelerini ve zirveye giden yolu anlattıkları "Kariyer Zirvesi" yarın başlıyor.
İstanbul İhlas Koleji Yenibosna Eğitim Kampüsü konferans salonunda 30 Haziran - 4 Temmuz 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan zirveye, Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının CEO’ları, girişimciler, sanayici ve iş adamları katılacak ve birer konuşma yapacak.
{loadposition banner}
ZİRVEDEKİ İSİMLER M. Emin Öztürk, Prof. Dr. Mustafa Çetin Varlık, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Devlet Bakanı Faruk Çelik zirvede açılış konuşmalarını yapacak.
İhlas Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü A. Mücahid Ören’in de konuşmacı olarak katılacağı birinci günde; YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen, Yıldız Teknik Üniveristesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, THY Teknik Genel Müdürü Doç. Dr. İsmail Demir ve TNB A.Ş Genel Müdürü Aytaç Biter de deneyimlerini öğrencilerle paylaşacak.
KARİYER BAŞARI ÖDÜLLERİ Geleneksel hâle gelen ‘Kariyer Zirvesi 2010’da; iş dünyası, kamu ve yerel yönetimler, STK ve medyada; kariyer süreçleri, başarı öyküleri, yeni trendler ve fırsatlar, rekabet ve büyüme stratejileri, pazarlama ve satış yöntemleri gibi konulara değinilecek. Zirvede her yıl düzenli olarak objektif bakış açısı ile gerçekleştirilen Kariyerde Başarı Ödülleri de sahiplerini bulacak.
Zirvede stratejiler de masaya yatırılacak Her yıl iş hayatına yeni atılan veya atılacak olan gençlere çok önemli tecrübelerin aktarıldığı zirvede, ‘Hayat ve Kariyer’, ‘Liderlik ve Kariyer’, ‘Profesyonel Yönetim ve Kariyer’, ‘Kamu Kuruluşlarında Kariyer’, ‘Küreselleşme ve Kariyer’, ‘Finans ve Kariyer’, ‘Gelecek ve Kariyer’, ‘Eğitim ve Kariyer’, ‘Yerel Yönetimlerde Kariyer’, ‘Girişimcilik ve Kariyer’ gibi konu başlıkları çerçevesinde görüşler aktarılacak.
Zirvede, iş dünyasının başarılı isimleri tecrübelerini gençlerle paylaşacak. Kariyer Zirvesine bu sene, Ukrayna’dan, Afganistan’dan, Kafkaslardan ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen Ahıskalı Türk, Türkmen, Özbek, Azerbaycanlı öğrenciler, İhlas Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Av.Mehmet OKYAY, Özel Bahçelievler Erkek Öğrenci Yurdu Müdür Vekili Muhammet TURANLI ve Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Kurucular Heyeti Üyesi ve İstanbul Temsilcisi Muhammet İZZETOĞLU, çok sayıda davetli, misafirler ve basın mensupları da katılacak.
Muhammet İzzetoğlu
Çarşamba, 26 Mayıs 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Türkistan’daki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Gül, Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir grup Ahıska Türkü ile görüştü.
Astana’da konakladığı otelde, Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Genel Başkanı, Kazakistan Ahıska Milli Merkezi Başkanı ve işadamı Ziyatdin İsmihanoğlu KASSANOV, Almatı Vilayet Meclisi Milletvekili, Ahıska Türkleri Almatı şehir Kültür Merkezi Başkanı Hüseyin İsmihanoğlu, Kazakistan`da faaliyette bulunan Ahıska İşadamları Konseyi Başkanı Bayramalı Ahmedov, Ahıska Basın Bilim Merkezi Eşbaşkanları Ramiz Meşedihasanlı ve Höküme Halilova’dan oluşan bir grup Ahıska Türkü’nü kabul eden Cumhurbaşkanı Gül, Ahıska Türkleri`nin sorunlarını ve taleplerini dinledi.
{loadposition banner}
Cumhurbaşkanı Gül, Ahıskalı Türklerin kendi yurtlarında yaşamalarına ilişkin talepleri karşısında, Türkiye’nin bu haklı davalarında Ahıska Türkleri`ni her zaman desteklediğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Anavatanına dönmek isteyenler konusunda yapılması gerekenler yapılıyor. Bundan sonra da yapılacak. Fakat bulunduğu yerde mutlu olan, ekonomik açıdan güçlü olan ve başarılı olanlar orada kalabilmelidir. Tüm Ahıskalıları bir yerde toplayalım diye bir düşünce olmaması lazım”.

Daha sonra Cumhurbaşkanı GÜL’e “AHISKA”, “TÜRKEL” Gazeteleri ve “ALTUN KÖPRÜ” Dergisinin son sayıları taktim edildi.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Kazakistan ziyaretine eşlik eden ve bu ülkede faaliyet gösteren Türk işadamlarıyla bir araya geldi. İş adamlarının sorunlarını tek tek dinleyen Cumhurbaşkanı Gül, sorunların çözümü konusunda Kazak yetkililer ile görüşeceğini belirtti.
Güncelleme : 31.05.2010 Kaynak : AhıskaPress
Pazar, 23 Mayıs 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Başkortostan'ın Sabantuyu Bayramı, Başkortostan Cumhuriyeti Başbakanı Rail Sarbayev'in de katılımıyla Sultanahmet Meydanı'nda kutlandı. Başkordostan Bilim ve Kültür Günleri kapsamında bu yıl 5. kez düzenlenen kutlamalara, Sarbayev'in yanısıra Başbakan Yardımcısı ve Kültür Bakanı İldus İlişev, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovski, Başkortostan Türkiye Temsilcisi Kanshaubiy Miziev, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Eski Milletvekili ve Türkiye - Rusya Dostluk ve Kültür Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Nevzat YALÇINTAŞ ve Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Kurucular Heyeti Üyesi ve İstanbul Temsilcisi Muhammet İZZETOĞLU da katıldı.
{loadposition banner}
Kutlamada konuşan Başkortostan Başbakanı Sarbayev, Türkiye ile Başkortostan'ın uzun yıllardır ekonomik ve ticari alanda aktif işbirliği yaptığını belirterek, inşaat, petro kimya, makine imalatı, tarım ve kereste işleme alanında ilişkilerin devam ettiğini kaydetti. Sarbayev, Türkiye ile Başkortostan'ı kültür bağlarının da birleştirdiğini sözlerine ekledi.

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise Başkortostan'ın önemli devlet adamlarından Prof. Zeki Velidi Togan'ın adının ilçedeki bir parka verileceğini bildirdi.

Yöresel şarkıların seslendirildiği ve halk oyunları gösterilerinin sergilendiği kutlamalara vatandaşlar, Avrupa, Asya, Türk Cumhuriyetleri ve dünyanın diğer ülkelerinden gelen yerli ve yabancı turistler, Başkortostan ve Türk basını yoğun ilgi gösterdi.
Salı, 18 Mayıs 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Sevgili Ahıskalı hemşehrilerim. Kurduğumuz sivil kuruluşlar saymak ile bitmiyor:
Dünya Ahıska Türkleri Birliği, Ahıskalılar Vakfı, 2 Federasyon, 30'a yakın Dernek, Ahıskalı Öğrenciler Birliği, Vatan Cemiyeti... Sayılarımız çoğaldıkça faaliyetleriz azalmaya başladı. Birlik ve beraberliğimizi yavaş yavaş kaybetmeye başladık. Sorunlarımızın çözüm yollarını bulamadığımız için faaliyetlerimiz durmuş vaziyettedir. Son 2 senedir bir türlü bir araya gelipte sorunlarımızın çözülmesi için çalışmalar yapamadık.
{loadposition banner}
Eskiden hatırlıyorsunuz sık sık Ankara'da veya diğer illerde ve hatta yurt dışında Ahıska Türkleri toplantıları yapılarak, yapılan ve yapılacak işler hakkında bilgi verilirdi ve kararlar alınırdı, daha da önemlisi halka bilgi verilirdi. Şu günlerde insanlarımız kimden bilgi alacaklarını, kime müracaat edeceklerini bilmiyorlar. Halktan aldığım yetkilere dayanarak sormak istiyorum :
1 - Gürcistan Parlementosu'nun 2007 tarihindeki Gürcistan'a geri dönüş yasasıyla ilgili çalışmalar ne aşamada ? Verilen dilekçe sayısı kaç ? Göç nezaman başlayacak ? Neden devletler bu göçe sahip çıkmıyor ? Parası olan gitsin Ahıska'dan ev alsın ibaresi kanunda geçmiyordu. Şu anda Ahıska'da kaç aile var ? Gürcistan devleti sahip çıktı mı bu ailelere ? Ve daha çok şey öğrenmek istiyoruz.
2 - 1944'de Ahıska'da başlayan, 1989'da Özbekistan'da yaşanan ve 2005'de Krasnador'da devam eden, son olarak da 2010 Bişkek olaylarında Ahıska Türklerine yapılan sürgün, soykırım, haksızlık, zulüm, nefret, kin ve düşmanlık ne zaman sona erecek ? Sivil kuruluşların bir araya gelipte başta Türkiye olmak üzere, tüm insan hakları mahkemeleri ve Avrupa Konseyi'ne müracaat ederek yapılanların insan haklarına aykırı olduğunu, Ahıskalılara yapılanın bir soykırım olduğunu kabul ettirecek.
3 - Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yurt dışında yaşayan Ahıska Türklerine çıkarılmış özel bir, TBMM'nin 3835 sayılı kanunu ile çözülecekti. Neden o zaman bir araya gelipte bu kanunun çalışması için bir şeyler yapmıyoruz ? Ahıska Türklerinin Türkiye'ye göçü ve iskanına dair kanunun çalıştırılmasını sağlayamıyoruz. Halbuki bu kanunu çalıştırsaydık Türkiye'deki ve yurt dışındaki sorunlarımız tümüyle Bu kanunu göz önünde bulundurarak iskansız göç etmiş binlerce aile perişan bir durumda. Birilerinin ikametgah sorunu, birilerinin çalışma izni sorunu, emeklilik hakları sorunu ve diğer sorunların çözülmesi için bir şeyler yapmamız gerekiyor. Vatan dediğimiz bu topraklarda bu insanları mağdur durumda bırakmayalım.
4 - Her ne kadar dış Türk politikasına aykırı olsada Ahıska Türklerinin Türk toprakları dışında yaşaması sakıncalı olduğunu Türk devletine anlatmamız gerekiyor. Artık bir defaya mahsus bu milleti kurtarmamız gerekiyor. İsteyen Ahıska'ya, isteyen Türkiye'ye gelmesi gerekiyor. Böyle yaptığımız takdirde bundan sonraki zamanı belli olmayan, ama her an yapılabilecek sürgün ve soykırımdan kurtarmış oluruz. Burda büyük görev sivil toplum kuruluşlarına düşer.
Değerli sivil toplum kuruluşları, yukarıda ifade ettiğimiz sorunlar 65 senedir sürgün hayatı yaşayan bizim Ahıskalı hemşehrilerimizin sorunudur. Unutmayalım ki bizim de kuruluşumuzun amacı halkın sesine kulak vermek ve sorunlarını çözmektir. Eğer milletimizi gerçekten seviyorsak, sözde değil özde bir şeyler yapmak istiyorsak en kısa zamanda bir araya gelerek ilk önce yapılanları, sonra da yapılacakları ilk önce kendi aramızda sonra bölgelerde halkımıza anlatmamız gerekiyor. Sivil kuruluşlar ve millet arasındaki güvenin sağlanması için çok önemlidir. Bu görev Federasyon Başkanlarına, D.A.T.B. ve diğer başkanlara düşer.
Başkan Dr. İbrahim AGARA - İZMİR
Kaynak : AHISKA.NET - Haber
Pazar, 16 Mayıs 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Özel Bahçelievler Erkek Öğrenci Yurdu'nun 2009-2010 geleneksel mezuniyet töreni, 14 Mayıs 2010 tarihinde İhlas Koleji Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Özel Bahçelievler Erkek Öğrenci Yurdu Müdürü Muhammet Turanlı, törende yaptığı konuşmada, "Yurdumuz bu sene 29 mezun verdi. Bu gençleri yetiştiren anne ve babaları takdir ediyoruz. İhlas Vakfı Yurtlarının 'insanların hayırlısının insanlara faydalı olanıdır' düşüncesiyle yeni bir hayata atıldığınızı düşünüyorum" dedi.
{loadposition banner}
Etkinliğin sonunda, mezun olan öğrencilere çeşitli hediyeler takdim edildi.
Törene, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Özgün, Türkiye Gazetemizin İletişim Koordinatörü ve yazarımız Sami Özey, İHA Genel Müdürü Fevzi Kahraman, İhlas Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Av.Mehmet Okyay, Kurumsal Gelişim Merkezi Mehmet Emin Öztürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mevlüt VURAL, Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Kurucular Heyeti Üyesi ve İstanbul Temsilcisi Muhammet İZZETOĞLU, öğrenciler, Ahıskalı Türkler, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı.

Özel Bahçelievler Erkek Öğrenci Yurdu'nun 2009-2010 geleneksel mezuniyet töreni, İhlas Koleji Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen mezuniyet gecesi programının sonunda, güzel bir gösteri yapan Mehter Takımı, salondaki davetliler ve öğrenciler tarafından uzun süre alkışlandı.



Kaynak : Muhammet İZZETOĞLU
|