Tag:kırgızistan

Muhammed İzzetov81 yaşındaki Ahıskalı Türk Muhammed İZZATOV, Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’e, Başbakanımıza ve T.C. Hükümetimize ve Büyüklerimize teşekkür etti.

Gürcistan`ın Ahıska ilçesinin, Azgur kasabasına bağlı, Temlala köyünde 1929 yılında doğan ve 14 – 16 Kasım 1944 tarihinde, Sovyetler Birliği Lideri Josef Stalin ve İçişleri Bakanı Lavrentiy Beriya`nın emrine göre, Gürcistan`ın Ahıska bölgesinden, Özbekistan’a sürgün edilen ve  1989-1990 yıllarında da, Özbekistan’da meydana gelen acı olaylardan sonra, Ukrayna`nın, Donetsk vilayetine bağlı Slavyansk ilçesinin, Çervoniy Moloçar devlet çiftliğine ikinci defa sürgün edilen ve 20 senedir burada yaşayan 81 yaşındaki Ahıskalı Türk Muhammed İZZATOV, Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’e, Başbakanımıza ve T.C. Hükümetimize ve Büyüklerimize şu sözlerle teşekkür etti.

{loadposition banner}
‘’Allah-ü Teala (Celle Celalüh), Ahıskalı Türklere yaptığı hizmetlerinden dolayı Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah GÜL’den, Başbakanımız sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’dan, T.C. Hükümetimizden ve Türk halkımızdan razı olsun.’’ diyen Muhammed dede: ‘’66 yıllık sürgün bizi yıldırmadı. Biz, bir kaç defa sürgün yaşadık. Sürgün esnasında çok sayıda insanımızı şehid verdik. Ancak, dilimizi, dinimizi ve kültürümüzü koruduk. Benim babam İzzet Özbekistan’da, dedem Arif Gürcistan, Ahıska’da, dedemin babası Ahmed ve dedesi Ali TOPÇU ise Ardahan’da medfunlar. ‘’ dedi.

‘’Oğlum İsmail Özbekistan’da, kardeşim Ömer ve eşim Cemile Ukrayna’da, kardeşim Murtaza ve kızkardeşim Totoş geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de vefat etti. Allah-ü Teala (Celle Celalüh) onlara rahmet eylesin. Amin. Hayatta kalan kızkardeşim Sülbiye Türkiye’de, İstanbul’da yaşıyor’’ diyen Muhammed dede, ‘’ Ahıska bizim tarihi vatanımız, Türkiye ise atayurdumuzdur. Allah-ü Teala (Celle Celalüh) Türkiye`yi ve Türk halkımızı korusun. ‘’ dedi.

2 oğlu ve 5 torunu olduğunu ifade eden 81 yaşındaki Muhammed dede, sözlerine göz yaşlarıyla şöyle devam etti:‘’Sizi, bizleri ziyaret etmek için Ukrayna’ya ve Rusya’ya gönderen Büyüklerimizden ve çalışma arkadaşlarınızdan Allah-ü Teala (Celle Celalüh) razı olsun.’’

14 – 16 Kasım 1944 tarihinde, Sovyetler Birliği Lideri Josef Stalin ve İçişleri Bakanı Lavrentiy Beriya`nın emrine göre, Gürcistan`ın Ahıska bölgesinden, Orta Asya`ya, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan`a sürgün edilen Ahıskalı Türkler, daha sonra, Özbekistan`da 1989-1990 yıllarında meydana gelen acı olaylardan sonra, Türkiye, Gürcistan, ABD’de ve Bağımsız Devletler Topluluğu`na (B.D.T.) üye olan Ukrayna, Rusya ve Türk cumhuriyetlerinde yaklaşık 4267 yerleşim birimine dağılmış halde hayat mücadelesi veriyorlar.

 

Ahıskalı Türkler yurtlarına dönmeli Dünyanın üç kıtasındaki dokuz ülkede...

Ahıskalı Türkler, 14-16 Kasım 1944’den önce, sadece Gürcistan’ın Ahıska bölgesindeki anavatan topraklarında yaşarken, şimdi, tarihî vatanları Türkiye başta olmak üzere, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’da, yani dünyanın dokuz ülkesinde dağınık halde yaşamaktalar...

{loadposition banner}

Dünyanın üç kıtasındaki dokuz ülkede...
Değişik ülke, iklim ve coğrafya şartlarında, bir birlerinden binlerce kilometre uzakta... Bunca acı, hasret ve kayıplara rağmen... Büyük özveri, cesaret ve fedakârlıkla, defalarca sürgün ve saldırılara maruz kalmalarına ve binlerce şehid vermelerine rağmen...
Stalin imzasını taşıyan 31 Temmuz 1944 tarihli “Devlet Savunma Komitesi”nin gizli kaydıyla kaleme aldığı karar ile Gürcistan’dan, anavatan Ahıska’dan hayvan vagonlarında sürgün edilmelerine rağmen...
Kendi dillerini, dinlerini, örf ve âdetlerini korudular.
Müslüman Türk oldukları için katliamlara uğradılar.
Anavatanları Gürcistan’ın Ahıska bölgesine veya atayurtları Türkiye’ye halen dönemedikleri için...
1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklerin yaptıkları vatandaşlık müracaatları için yardımcı olunmalı ve 1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklere, T.C. Vatandaşlığı ve Çifte Vatandaşlık hakkının ivedilikle verilmesi için, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan Hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında koordinasyon sağlanmalı ve bir anlaşmaya varılmalıdır.
Türkiye; Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, BM, AGİT ve diğer uluslararası kuruluşlarda, Ahıskalı Türklerin haklarının korunması ve problemlerinin halledilmesi için girişimlerde bulunmalıdır.

Yazı : Muhammet İzzetoğlu
Kaynak: Behçet Fakihoğlu - Türkiye Gazetesi

 

14-16 Kasım 1944 Ahıska, Gürcistan. Mayıs-Haziran 1989 Fergana, Özbekistan. Ocak-Şubat 1990 Taşkent, Özbekistan. Halkımızın tarihinde kara harflerle yazılan yukarıdaki tarihlere yine yeni biri eklendi, Nisan 2010 Mayevka, Bişkek, Kırgızistan.

Bizler, 14 Kasım 1995 tarihinde Ankara’da Ahıskalı Türkleri Temsilen ve İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri olarak, dünyanın dört bir yanından gelen Ahıskalı Türk Halkımızın Temsilcileri ile birlikte ilk kurultayımızı düzenlerken, saygıdeğer Necati Doğru Abi, ekonomi köşesinde ‘‘Toprağın Sabrı – Ahıska Türkleri’’ başlıklı bir yazı yazmıştı…

{loadposition banner}

Aynı gün, saygıdeğer Mustafa Necati ÖZFATURA Abi de, dış politika köşesinde ‘‘Ahıska Türklerinin sürgünü ve problemleri’’ni içeren yüzlerce yazısından birini kaleme almıştı...

Aradan 15 yıl geçti…

Dünyada çok şey değişti…

Ahıskalı Türkler, 14-16 Kasım 1944’den önce, sadece Gürcistan’ın Ahıska bölgesindeki anavatan topraklarında yaşarken, şimdi, tarihi vatanları Türkiye başta olmak üzere, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’da, yani dünyanın dokuz ülkesinde dağınık halde yaşamaktalar…

Söylemesi dile kolay…

Dünyanın üç kıtasındaki dokuz ülkede…

Değişik iklim ve coğrafya şartlarında, bir birlerinden binlerce kilometre uzakta…

Değişik ülkelerde, çeşitli dil, din ve kültürdeki insanlar arasında…

Bunca acı, hasret ve kayıplara rağmen…

Büyük özveri, cesaret ve fedakarlıkla, defalarca sürgün ve saldırılara maruz kalmalarına ve binlerce şehid vermelerine rağmen…

Sovyetler Birliği’nin Komünist Partisi Genel Sekreteri İosif Vissariyonoviç Jugaşvili’nin (Stalin) imzasını taşıyan 31 Temmuz 1944 tarihli "Devlet Savunma Komitesi"nin gizli kaydıyla kaleme aldığı karar ile Gürcistan’dan, anavatan Ahıska’dan hayvan vagonlarında sürgün edilmelerine rağmen…

Ehl-i sünnet vel-cemaat olarak, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Allah-ü Teala’nın (Celle Celalüh) ihsan ettiği sabırla…

Kendi dillerini, dinlerini, örf ve adetlerini korudular.

14-16 Kasım 1944 tarihleri… Ahıska, Gürcistan…

Mayıs, Haziran 1989 tarihleri Fergana, Özbekistan…

Ocak, Şubat 1990 tarihleri Taşkent, Özbekistan…

Halkımızın tarihinde kara harflerle yazılan yukarıdaki tarihlere yine biri eklendi…

Nisan 2010 tarihi… Mayevka, Bişkek, Kırgızistan…

Bu sefer, geçtiğimiz günlerde, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek yakınlarındaki Mayevka kasabasında Ahıskalı Türklere ait evlere yapılan saldırılar sonucunda beş Ahıskalı Türk’ün feci şekilde öldürülmesi, 100'e yakın insanımızın yaralanması ve 30'a yakın Ahıskalı Türk’ün evlerinin yakılmış ve yağmalanmış olmasıyla sonuçlanan olaylar bizi derinden sarstı…

Yüreğimiz sızladı… İçimiz kan ağladı…

Olaylarda şehid olan Ahıskalı kardeşlerimize Allah-ü Teala (Celle Celalüh) rahmet eylesin. Amin. Yakınlarının başı sağ olsun. Allah-ü Teala (Celle Celalüh) sabırlar versin. Allah Teala (Celle Celalüh) olaylarda yaralanan Ahıskalı Türk kardeşlerimize acil şifalar versin. Amin. Kırgızistan’daki Ahıska Türkleri Dernek Başkanımız Mürefeddin Sakimov başta olmak üzere, tüm Ahıskalı Türk Halkımıza Allah-ü Teala (Celle Celalüh) sabırlar versin.

Bizler onları çok iyi anlıyoruz…

Çünkü, benzer olayları 20 sene önce, Özbekistan’da bizzat yaşadık…

Peki, neden bunlar hep Ahıskalı Türklerin başına geliyor ?

Müslüman Türk oldukları, çalışkan ve dürüst oldukları için…

Anavatanları Gürcistan’ın Ahıska bölgesine veya atayurtları Türkiye’ye halen dönemedikleri için…

Peki, Ahıskalı Türkler bundan sonra ne yapmalılar ?

Tüm zorluklara rağmen sabırlı ve birlik ve beraberlik içinde olmalılar…

Bir birlerini Allah Teala’nın (Celle Celalüh) rızası için sevmeli ve desteklemeliler…

Peki, Ahıskalı Türklerin, Türk Halkımızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletimizden ne gibi istekleri var ?

TBMM’de, 02.07.1992 tarihinde kabul edilen 3835 sayılı “Ahıska Türkleri’nin Türkiye’ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun’un ve Türkiye Cumhuriyeti  Hükümeti’nin 1992 yılında kabul ettiği 3706 nolu karar ivedilikle uygulanmalıdır…

1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklerin yaptıkları vatandaşlık müracaatları için yardımcı olunmalı ve 1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklere, T.C. Vatandaşlığı ve Çifte Vatandaşlık hakkının ivedilikle verilmesi için, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan Hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında koordinasyon sağlanmalı ve bir anlaşmaya varılmalıdır…

Türkiye’ye serbest göç eden Ahıskalı Türklere ikamet ve çalışma izni ivedilikle verilmelidir...

Doktor, mühendis, öğretmen ve diğer meslek sahipleri olan Ahıskalı Türklerin, diplomaları için denklik almaları konusunda, YÖK tarafından kolaylık sağlanmalıdır…

Türkiye’de ve yurt dışında ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan’da yaşayan Ahıskalı Türklerin eğitim, sağlık, istihdam, konut ve sosyal güvenlik problemlerinin çözümü için;

ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan Hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında bir anlaşmaya varılmalıdır…

ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan’da yaşayan Ahıskalı Türk çocuklarının, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer ilgili kuruluşlar kanalıyla, Türkiye’deki Üniversitelerde eğitim almaları sağlanmalı ve mevcut olan kontenjanlarının sayıları ivedilikle artırılmalıdır…

Ahıskalı Türklerin, Gürcistan’daki tarihi vatanı olan Ahıska Vilayeti’ne dönmeleri ile ilgili konu, Gürcistan’ın 1999 yılında Avrupa Konseyi’ne üye olması ile birlikte gündeme geldi. Gürcistan Hükumeti, uluslararası hukuk kurallarına göre, Ahıskalı Türkleri 2011 yılına kadar kendi topraklarına kabul etmeyi taahhüt etti.

Ancak, sayıları yaklaşık 350 bin olan Ahıskalı Türkler, başta Türkiye olmak üzere, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan’da dağınık hâlde yaşıyor ve karşılaştıkları problemler de gün geçtikçe artıyor. Ahıskalı Türklerden isteyenlerin kendi toprakları olan Gürcistan’ın Ahıska Bölgesine yerleşmesi için, Türkiye, ilgili ülkelerle Gürcistan arasında bir anlaşmayı temin etmelidir…

Türkiye; Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, BM, AGİT ve diğer uluslararası kuruluşlarda, Ahıskalı Türklerin haklarının korunması ve problemlerinin halledilmesi için girişimlerde bulunmalıdır.

Muhammet İZZETOĞLU
İhlas Haber Ajansı (İHA),
TGRT Huzur TV ve Türkiye Gazetesi E-Muhabiri
Kaynak: AHISKA.NET

 

Kırgızistan'da ReferandumKırgızistan halkı, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri arasında bir ilke imza atarak parlamenter sisteme ‘evet’ dedi.

Ülkenin güneyinde etnik çatışmaların verdiği acı ve korkunun gölgesinde sandık başına giden Kırgızistan halkı, tercihini, ülkenin arzulanan istikrarın sağlamasında etkili olacağını umduğu anayasa değişikliği paketinden yana kullandı. Referandum öncesi ülkenin güneyinde yaşanan şiddet olayları nedeniyle referanduma katılımın çok daha düşük olabileceği konuşuluyordu. Katılımın yüzde 70′ye yakın bir oranda gerçekleşmesi biraz da sürpriz oldu. Ama bugüne dek gelen idari yapılardan çok çeken halkın yeni siyasi arayışı referanduma katılımı olumlu etkiledi.

{loadposition banner}

Dün yapılan ve yüzde 69.47 katılım oranıyla gerçekleşen referandumda, halk, ülkeyi yeni bir siyasi sistemle tanıştıracak anayasa değişikliği paketine destek çıktı.

İki milyon 767 bin 088 kayıtlı seçmenin olduğu referandumda 1 milyon 922 bin 295 kişi sandık başına gitti. Çoğunluğun tercihi de anayasa değişikliğine yol açan ‘evet’ oyu oldu. En son sapılan sayımda sandıklardan yüzde 89 oranında ‘evet’ ve yüzde 9 oranında da ‘hayır’ oyu çıkmıştı.

SIRADA PARLAMENTO SEÇİMLERİ VAR

Referandumda istedikleri ‘evet’in çıkacağında emin olan geçici hükümetin Başkanı Roza Otunbayeva, kesin neticeleri beklemeden yaptığı ilk açıklamada, ülkenin artık yeni bir siyasi sistemle tanışmak üzere olduğunu dile getirdi.

Otunbayeva, devrik liderler Askar Akayev ve Kurmanbek Bakiyev’i kastederek, “Eski ailevi otoriter rejimlere son nokta konuldu.” dedi.

Otunbayeva, yakın bir arada parlamento seçimleri tarihini ilan edeceklerini ve sonbahara kadar ülkenin arzuladığı yönetime kavuşacağını kaydetti.

KIRIGIZİSTAN, BDT’DE İLK OLDU

Kırgızistan, bugün yapılan referandumla bir ilke imza atarak BDT ülkeleri arasında resmen parlamenter sisteme geçen ilk ülke oldu. Yeni anayasa uyarınca devlet başkanın görevi kısıtlanıyor.

Daha önce devlet başkanında yer alan birçok görev ve yetki hükümet ve Meclis’e veriliyor. Bundan böyle Kırgızistan’da asıl söz sahibi olacak olan parlamento ve siyasi partiler olacak.

Cumhurbaşkanı ise, sadece 6 yıllığında bir defa seçilecek. Hükümetin işlerine artık karışamayacak.

Kırgızistan, bundan böyle demokratik, özgür siyasi rekabet, serbest ekonomi, ifade özgürlüğü ve özgür basın prensiplerine dayalı ülke olmaya çalışacak. Parlamento seçimleri ise her 5 yılda bir yapılacak. Seçimlerde birinci çıkan parti, hükümeti kurmakla görevlendirilecek.

Yeni yapılanmanın son yıllarda siyasi istikrarsızlık içerisinde kıvranan Kırgızistan için arzulanan istikrarın sağlanılması adına bir dönüm noktası olması bekleniyor.

Kaynak: Ahıska Press

 
Dünya Barışı İçin Adım Atılmalı

Paşa Alihan'ın çalışmaları sonucu Kırgızistan’ın Celalabad şehrinden gelen Türk öğrenciler ile Türkiye’de öğrenimine devam eden Kırgız ve Özbek öğrenciler bir araya geldiler.

Celalabad’tan gelen Türk öğrenci grubu yaşanan üzücü olayları anlatırken Türk, Kırgız ve Özbek Öğrenciler ortak bir mesaj verdiler. "Dünya’nın giderek daha fazla şiddet ve terör olaylarına maruz kaldığını görüyor ve bu durumu üzüntü ile izliyoruz. Biz öğrenciler bu durumdan çok rahatsız oluyoruz. Biz bunların hiçbirinin yaşanmasını istemiyoruz...

{loadposition banner}

...Biz sadece okumak istiyoruz. Büyüklerimizden tek beklentimiz bir an önce Dünya Barışı için adım atmaları ve biz öğrencilere okuma imkânı verebilmeleridir."

Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkesi Başkanı Paşa Alihan, 19 Haziran 2010 Cumartesi günü eski Başbakan Yardımcısı Ertuğrul YALÇINBAYIR, CHP Bursa Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur ÖYMEN ve CHP Bursa İl Başkanı Gürhan AKDOĞAN ile görüştü.

Görüşmede Kırgızistan’da yaşanan üzücü olaylar ve Ahıska Türkleri’nin günümüzdeki sorunları ele alındı. Özellikle 1992’de TBMM’de kabul edilen Ahıska Türkleri’nin Türkiye’ye Kabulü ve İskânına Dair Kanun’un yeniden aktif şekilde uygulanması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılarak Ahıska Türkleri’ne sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Bursa Milletvekili Onur ÖYMEN; Gelişmeleri üzüntü ve kaygı ile takip ettiklerini, yasal ve hukuki tüm haklarını kullanarak bu akan kanın durdurulması ve Türkiye’nin üzerine düşen görevi yapması için elinden gelen tüm mücadeleyi göstereceğini, Türkiye’nin orada yaşanan olaylara kayıtsız kalamayacağını belirtmiştir. Ayrıca TBMM’de konu hakkında Gensoru vereceğini ve Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Üyesi olarak konuyu Birleşmiş Milletlere taşıması gerektiğini aktarmış ve oraya bir an önce yeterli derecede BM Barış Gücüne ait silahlı kuvvetlerin gönderilmesi gerektiğini iletmiştir.

Kaynak: Ahıska Haklar

 

Kazakistan ve Türkiye'den Kırgızistan'a ortak yardım planıAstana ile Ankara, Kırgızistan'a yardım gösterilmesi konusunda ortak plan hazırlayacaklar
Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet DAVUTOĞLU, AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) dönem başkanı Kazakistan ile AİGK/CICA (Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı) dönem başkanı Türkiye’nin, ülke güneyinde yer alan silahlı çatışmalarda 190’ı aşkın kişinin, resmi olmayan kaynaklara göre ise yaklaşık 2000 kişinin hayatını kaybettiği Kırgızistan’a ortak yardım planı yapacaklarını belirtti.

{loadposition banner}

Kazakistan Dışişleri Bakanı Kanat SAUDABAYEV ile yapılan görüşmeler sonucunda Ahmet DAVUTOĞLU: ‘Biz, AGİT ve AİGK dönem başkanları olarak, Kırgızistan’a ekonomik, diplomatik ve güvenlik konularında ne gibi yardımların yapılacağına dair ortak çalışmalar üreteceğiz. Türkiye, Kırgızistan’daki durumun istikrarlılık kazanması için gerekli her şeyi yapacaktır’ dedi.

Bakan DAVUTOĞLU, ayrıca Kırgızistan’da 27 Haziran’a belirlenen referandumun gerçekleştirileceğini ümit ettiklerini bildirerek ‘Referandumdan hemen sonra Kırgızistan’a yardım etme konusunda Kazakistan ile ortaklaşa hazırlıklar yapmayı planlıyoruz’ dedi. Kazakistan Dışişleri Bakanı Kanat SAUDABAYEV ise ‘Bugün sadece iki ülke dışişleri bakanları olarak değil, ayrıca AGİT ve CİCA dönem başkanları olarak gayretlerimizi birleştirme imkanı yakaladık’ diye konuştu.

Kaynak: AhıskaPress

 
Savaş İstemiyoruz, Okumak İstiyoruzKırgızistan'da çıkan olaylarda ateşin ortasında kalan Ahıska Türkleri'ne kimse sahip çıkmadı.

Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkezi Başkanı Paşa ALİHAN dün CHP Bursa Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur ÖYMEN, Devlet (eski) Bakanı Ertuğrul YALÇINBAYIR ve CHP Bursa İl Başkanı Gürhan AKDOĞAN ile Kırgızistan'daki olaylar ile ilgili görüşmelerde bulundu.
{loadposition banner}
Görüşme sırasında Kırgızistan'da çıkan olaylarda ateşin ortasında kalan Ahıskalılar'a kimsenin sahip çıkmadığını belirten Başkan Paşa ALİHAN, bölgede katliamın devam ettiğini ve oradaki akrabalarımızın can güvenliklerinin tehlikede olmaya devam ettiğini kaydetti.

ALİHAN, Özbeklere karşı esen bu fırtınanın her an Ahıskalılara karşı da esebileceğini, bu durumda ise artık çok geç kalınmış olunabileceğini ve bunun büyük bir felaket olacağını belirtti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1992 yılında Ahıska Türklerinin Türkiye'ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun'u kabul ederek bir kısım Ahıskalıları Iğdır'a getirdiği ancak zamanla bu kanunun uygulanmasından imtina edildiğini hatırlatan Paşa ALİHAN, Kırgızistan'daki Ahıskalılar göç etmeye çalıştıklarını ama imkansızlıklar nedeniyle bunu yapamadıklarını ve orada mahsur kaldıklarını anlattı.

Kırgızistan'daki Ahıskalıların ancak devlet eliyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti eliyle kurtarılabileceğininin altını çizen başkan oradaki mağdur kardeşlerimizin bir an önce "Ahıska Türklerinin Türkiye'ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun" çerçevesinde Türkiye'ye, Ardahan'a, Posof'a yada Gürcistan ile  olan iyi ilişkiler kullanılarak Ahıska'ya yerleştirilmesi gerektiği belirtti.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Onur ÖYMEN ise olayların üzüntü verici olduğunu ve olayları yakından takip ettiklerini söyleyerek konuyu en kısa sürede meclis gündemine getireceklerinin sözünü verdi.

2 yıllığına Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilen Türkiye'nin konuyu Konsey toplantısına taşımasını ve bölgeye BM Barış Gücünün gönderilmesi konusunda elinden geleni yapması gerektiğini de hatırlatan Başkan Paşa ALİHAN, Türkiye'nin aynı zamanda etkili bir NATO üyesi olduğunu dolayısıyla NATO öncülüğünde Türk Askerinin katliamları durdurmak için ülkeye girmesi gerektiği düşüncesini aktardı.  

Celalabad'dan gelen öğrenciler dostuk, barış ve kardeşlik mesajları verirken bölgedeki olayların çok acı olduğunu ve bu işi yapanların uyuşturucu bağımlısı, gözü dönmüş katillerden oluştuğunu insanların tek çarelirinin ise kaçmak olduğunu söylediler.

Öğrenciler Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye Cumhurbaşkanlarına "Savaş istemiyoruz, Okumak istiyoruz" başlıklı birer mektup yazdılar.

Kaynak: AHISKA.NET - Haber

 

Türk Kızılay - Egemendik - Kırgızistan'a YardımBilgi için bir TürkBirDev çalışması olan Çocuklara Yardım Derneğini arayınız - ÇoYder - 0376 615 17 58

Salı günü kalkacak olan Kızılay kargo uçağı ile gönderilmek üzere Kırgızistan'nın kentinde faaliyet gösteren Egemendik Kırgız organizasyonunun belirlediği Acil İhtiyaçlar listesinde bulunan malzemeler toplanmaktadır. TEKRARINA HAYIR DEYİN! Bu gibi olayların hiç bir ülkemizde bir kere daha katiyyen yaşanmaması için TürkBirDev’in gerekliliğini ve gerçekleştirilebilirliğini milletvekillerinize ve ilgili makamlara yeniden (ve yeniden) vurgulayın.

{loadposition banner}

DEVLETLERİMİZİN YARDIM VE ASKER GÖNDERMESİNE DESTEK VERİN!
İlgili Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı'na telefon edin, belgeç gönderin ve 3 Ekim 2009′da Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan ve Türkmenistan arasında kurulan Türk Konseyi’nin harekete geçip acil ihtiyaçları karşılamak için yardım, güven ve barışı sağlamak için asker göndermesini isteyin.

Kırgızistan’dan Mesaj:

Başlatmış olduğunuz çalışmalara emeği geçen ve geçmekte olan tüm kardeşlerimizi en samimi duygularımızla kucaklıyoruz.

Bölgede bulunan arkadaşlarımızın hazırlamış olduğu

Acil İhtiyaçlar Listesi:

Tıbbi malzeme

1. Maskeler, boneler, önlükler, eldivenler, çarşaf ve kılıflar.
2. ishal ve ateş ilaçları ve diğer ilaçlar
3. Sargı bezi ve ameliyat gereçleri

Gıda

1. Maya (Bölgede yeterince un var fakat maya sıkıntısı yaşanmakta)
2. Bebekler için her çeşit kuru gıda malzemesi (bebek maması)
3. Makarna, pirinç, mercimek, hazır çorba
4. Sıvı yağ

Temizlik ve hijyen malzemeleri

1. Çocuk bezi, ıslak mendil
2. Hijyenik ped
3. Sabun

Diğer gereçler

1. Her çeşit bebek elbisesi
2. Plastik kova, leğen, bidon
3. Çelik tabldot yemek setleri
4. Çelik yemek dağıtma kapları
5. Plastik bardak

Hürmetlerimizle,
Erkinbek Djoroev
Egemendik Başkan Yardımcısı
egemendik@gmail.com
http://www.egemendik.org

Kaynak: AhıskaPress

 

Bağımsız Türk Devletleri Birliği - Yedi Devlet Bir Millet Konseyi - Azer HasretYedi Devlet - Bir Millet Konseyinin Başkanı Azer Hasret Kırgızistan'daki olayları Türk Dünyasının Büyük Ayıbı olarak değerlendirdi.

Konsey Başkanı Azer Hasret 6 Nisan'da Kırgızistan'da başlayan olaylarda Kırgızların oyuna getirilerek Ahıska Türkleri, Azerbaycanlılar ve ardında da Özbeklerle karşı-karşıya getirilmesini, 10 Haziran'dan sonra ise Oş'da ardında da Celalabad'da patlak veren Kırgız-Özbek olaylarının sonucunda Kırgızistan'nın geçici hükümetinin Rusya'dan barış gücü talep etmesini ve 75 bin Özbekin bu ülkeyi terk etmesini "Türk Dünyasının Büyük Ayıbı" olarak değerlendirdi.

{loadposition banner}

“Əslində belə bir durumda xüsusi dəvət gözləmədən digər Türk dövlətləri Qırğızıstana yardım etməliydilər. Əgər barış gücünə gərək vardısa bunu ən azından Azərbaycan, Qazaxıstan və Türkiyə təmin etməliydi. Ancaq təəssüflər olsun ki, digər Türk dövlətləri Qırğızıstanı taleyin öhdəsinə buraxdılar və meydanda yalqız olan qardaş ölkə bir zamanlar işğalına məruz qaldığı Rusiyaya ağız açmağa məcbur oldu”, – deyə Azər Həsrət bildirib.

“Bütün Türk dünyasının gözü qarşısında ən əziz qardaşlar olan Qırğızlarla Özbəklər Rusiyanın oyunları sonucunda yenidən bir-birinə düşmən durumuna gətirildi. Hələ 1989-90-cı illərdə eyni senari üzrə bu iki qardaş xalq arasında qanlı qarşıdurmalar yaradan Rusiya təxribatçı dairələri Türk Birliyinin gerçəkləşməsinin qarşısını almaq üçün yenidən hərəkətə keçib və bu dəfə günahın böyüyü bizim özümüzdə – durumu nəzarət altına almağı bacarmayan Türk dövlətlərindədir.

Əgər 1989-90-cı illərdə baş verən olaylar zamanı dövlətlərimiz SSRİ-nin nəzarəti altında olmaları üzündən duruma müdaxilə edə bilmirdisə, hazırda bunu etmək çətin deyildir”, – deyən Konsey başqanı hələ də hər şeyin itirilmədiyi qənaətindədir.

Hazırkı durumdan çıxış yolunu Türk dövlət başçılarının dərhal toplanaraq müzakirələrə başlamasında və ardından da Türk Barış Gücünün formalaşdırılmasında görən Konsey başqanı Azər Həsrət ən qısa müddət içində Özbəklərin evlərinə qayıtmasının təmin edilməsinin vacibliyini də bildirib:

“İki qardaş xalq arasında ortaya çıxan bu acı olaylar bizim birlik istəklərimizin nə qədər əsaslı olduğunu bir daha sübut etməkdədir. İndi Türk dövlətləri üçün bir sınaq anıdır və biz birgə səylərlə heç olmazsa bundan sonrakı durumun düzəldilməsi üçün hər şeyi etməliyik ki, Özbək qardaşlarımız öz evlərinə dönə bilsinlər. Bu ayıbı üzərimizdən atmanın tək yolu budur”.

Xatırladaq ki, 2010-cu il iyunun 10-dan 11-nə keçən gecə Oşda baş verən Qırğız-Özbək qarşıdurmasının sonrakı günlərdə ətraf bölgələrə də sıçraması sonucunda 113 nəfər həlak olmuş, 1405 nəfər isə yaralanmışdır. Evlərin və iş yerlərinin yandırılması və talan edilməsilə müşayiət edilən olaylar sonucu 75 min Özbək Özbəkistana qaçmaq zorunda qalmışdır. Olaylara təcili müdaxilə olmazsa durumun daha da pisləşməsi mümkündür.

Bakı, Yalquzaq.com, 14.06.2010

 

ASU - Ahıskalı Öğrenciler BirliğiYaslıyız ve yaslı halimiz ile birlikte boynu bükük bırakılıyoruz.

Kırgızistan'da yaşanan kardeş kavgaları ve bu kavga arasında Ahıskalıların yine yetim bırakılması incitiyor bizleri. Dünyanın neresinde olursa olsun insan olmanın değeri aynıdır. Allah (c.c) yüce kitabında ırkçılığı yasaklamıştır. Bu yasağın temel alındığı kültürümüzde her daim mazlumun yanında yer almıştır ecdadımız. Son dönemde yaşanan olaylarda Türkiye herzaman tavır koyarken Kırgızistan'da yaşanan olaylarda her nekadar iç mesele olarak görülse de Ahıska Meselesi bir ülkenin iç meselesi değildir.

{loadposition banner}

Olsa olsa Türkiye'nin baş meselesi olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ni gerekli her türlü tedbirleri geç kalınmış olsa dahi yerine getirilmesini beklemekteyiz.

ASU - Ahıskalı Öğrenciler Birliği

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Powered by Tags for Joomla

Üye Girişi

Online Üyeler

0 Üye ve 55 Misafir Online
Toplam Uye: 1182
Son Uye: baris75

Üye Hareketleri

3 Gün Önce
4 Gün Önce
arzuv abasova Yeni Bir Profil Resmi Yükledi.
CC ACTIVITIES GUEST bunu beğendi.
23:33
Beğenme Yorum
1 hafta önce
Rasim AHISKALI ve Nadire Paşaoğlu Artık Arkadaşlar
CC ACTIVITIES GUEST bunu beğendi.
16:47
Beğenme Yorum
 

Radyo Ahıska

Ahıska Chat