Pazartesi, 28 Haziran 2010
Yazan Muhammet İZZETOĞLU
Dünyanın üç kıtasındaki dokuz ülkede...
Ahıskalı Türkler, 14-16 Kasım 1944’den önce, sadece Gürcistan’ın Ahıska bölgesindeki anavatan topraklarında yaşarken, şimdi, tarihî vatanları Türkiye başta olmak üzere, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’da, yani dünyanın dokuz ülkesinde dağınık halde yaşamaktalar...
{loadposition banner}
Dünyanın üç kıtasındaki dokuz ülkede... Değişik ülke, iklim ve coğrafya şartlarında, bir birlerinden binlerce kilometre uzakta... Bunca acı, hasret ve kayıplara rağmen... Büyük özveri, cesaret ve fedakârlıkla, defalarca sürgün ve saldırılara maruz kalmalarına ve binlerce şehid vermelerine rağmen... Stalin imzasını taşıyan 31 Temmuz 1944 tarihli “Devlet Savunma Komitesi”nin gizli kaydıyla kaleme aldığı karar ile Gürcistan’dan, anavatan Ahıska’dan hayvan vagonlarında sürgün edilmelerine rağmen... Kendi dillerini, dinlerini, örf ve âdetlerini korudular. Müslüman Türk oldukları için katliamlara uğradılar. Anavatanları Gürcistan’ın Ahıska bölgesine veya atayurtları Türkiye’ye halen dönemedikleri için... 1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklerin yaptıkları vatandaşlık müracaatları için yardımcı olunmalı ve 1990 yılından itibaren Türkiye’ye göç etmiş olan Ahıskalı Türklere, T.C. Vatandaşlığı ve Çifte Vatandaşlık hakkının ivedilikle verilmesi için, ABD, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan Hükümetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında koordinasyon sağlanmalı ve bir anlaşmaya varılmalıdır. Türkiye; Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, BM, AGİT ve diğer uluslararası kuruluşlarda, Ahıskalı Türklerin haklarının korunması ve problemlerinin halledilmesi için girişimlerde bulunmalıdır.
Yazı : Muhammet İzzetoğlu Kaynak: Behçet Fakihoğlu - Türkiye Gazetesi
Çarşamba, 26 Mayıs 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Türkistan’daki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Gül, Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir grup Ahıska Türkü ile görüştü.
Astana’da konakladığı otelde, Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Genel Başkanı, Kazakistan Ahıska Milli Merkezi Başkanı ve işadamı Ziyatdin İsmihanoğlu KASSANOV, Almatı Vilayet Meclisi Milletvekili, Ahıska Türkleri Almatı şehir Kültür Merkezi Başkanı Hüseyin İsmihanoğlu, Kazakistan`da faaliyette bulunan Ahıska İşadamları Konseyi Başkanı Bayramalı Ahmedov, Ahıska Basın Bilim Merkezi Eşbaşkanları Ramiz Meşedihasanlı ve Höküme Halilova’dan oluşan bir grup Ahıska Türkü’nü kabul eden Cumhurbaşkanı Gül, Ahıska Türkleri`nin sorunlarını ve taleplerini dinledi.
{loadposition banner}
Cumhurbaşkanı Gül, Ahıskalı Türklerin kendi yurtlarında yaşamalarına ilişkin talepleri karşısında, Türkiye’nin bu haklı davalarında Ahıska Türkleri`ni her zaman desteklediğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Anavatanına dönmek isteyenler konusunda yapılması gerekenler yapılıyor. Bundan sonra da yapılacak. Fakat bulunduğu yerde mutlu olan, ekonomik açıdan güçlü olan ve başarılı olanlar orada kalabilmelidir. Tüm Ahıskalıları bir yerde toplayalım diye bir düşünce olmaması lazım”.

Daha sonra Cumhurbaşkanı GÜL’e “AHISKA”, “TÜRKEL” Gazeteleri ve “ALTUN KÖPRÜ” Dergisinin son sayıları taktim edildi.
Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Kazakistan ziyaretine eşlik eden ve bu ülkede faaliyet gösteren Türk işadamlarıyla bir araya geldi. İş adamlarının sorunlarını tek tek dinleyen Cumhurbaşkanı Gül, sorunların çözümü konusunda Kazak yetkililer ile görüşeceğini belirtti.
Güncelleme : 31.05.2010 Kaynak : AhıskaPress
Pazartesi, 08 Şubat 2010
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bağımsız Gürcistan Devleti 1999 yılında Avrupa Konseyine üye olurken Ahıska Türklerinin meselesini çözeceğini, kendi topraklarına yerleştirileceği ve tazminatlarının ödenmeceği ile ilgili söz vermişti.
Verdiği sözü sudan ucuz bahanelerle bir türlü gerçekleştirmedi. Avrupa Konseyi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Ahıskalı Sivil Toplum Kuruluşlarının siyasi baskıları üzerine Gürcistan Parlementosu mecburen Temmuz 2007 tarihinde ''40 yıldan sonra Gürcistan topraklarından sürgün edilen vatandaşların geri getirilmesi ile ilgili yasayı kabul etti'' yani Gürcistan Devleti istemeyerek de olsa mecbur kaldığı için bu yasayı çıkardı. Kanunda öngörülen şartlar çok ağır ve 10-12 ye yakın gereksiz belgelerin temin edilmesi, Gürcü diline çevrilmesi, onaylanması veya dilekçelerin mutlaka Gürcü dilinde yazılması gibi bıktırıcı şartlar konulmuştur. Bu kanunda Ahıska Türklerinin Türk ve Müslüman adıyla Ahıska topraklarına yerleştirilmesinden sözedilmemesi Ahıska Türklerini tedirgin etmiştir.
{loadposition banner}
31-12-2009 tarihinde dilekçe verme süresi sona ermiştir. En az 100 bine yakın dilekçe verilmesi beklenirken, verilen dilekçe sayısı 3-5 bini geçmemektedir.
65 senedir Ahıskalılar kendi ana vatanları Ahıska topraklarına yerleşmek istemişlerdir ama Gürcistan Devleti Ahıska toprakları hariç diğer bölgelere '' bizim insan gücüne ihtiyacımız olduğu bölgelere Devletimiz tarafından yerleştirileceksiniz '' demeleri Ahıskalıları hayal kırıklığına uğratmıştır.
Yukarıda ifade ettiğimiz sıkıntılar Gürcistan Devleti tarafından Türk ve Müslüman Ahıska Türklerine uygulanan haksız, zorlama, bıktırma politikasıdır, bunlara karşı uyanık olmamız gerekirken ne yazık ki içimizde Ahıska Türkü adı ile kurulan başta ikibaşlı Vatan Cemiyeti olmak üzere bazı kuruluşlar ve Dernek Yöneticileri Gürcistan Devletinin Ahıska Türklerine karşı uyguladığı yanlış ve taraflı politikasını desteklediler. Yurtiçi ve Yurtdışında Ahıska Türkleri arasında toplantılar ve konferanslar yaparak yanlış ve eksik bilgiler verdiler. Gürcistan Devleti tarafından çıkarılan yasanın yanlış olmasına rağmen, bu kanunu öve-öve bitiremediler, ne pahasına olursa olsun, ister git, ister gitme dilekçe vermeniz gerekiyor diye ikna etmeye çalıştılar. Rusya'da dilekçe toplamasını başaramayan Vatan Cemiyeti yetkililerine, KGB yardımcı oldu, okullarda Rus öğretmenleri Ahıska Türklerinin vatanlarına kavuşmasını isteyerek onların yerine dilekçe yazdılar. Ahıska'da ve Özbekistan'da Ahıska Türklerine yapılan sürgün ve soykırıma öncülük yapan KGB neden acaba bu sefer Ahıska Türklerine sahip çıktı ? Bu da çok düşündürücü bir gelişme değil midir ? Bazı Sivil Kuruluşlar insanlarımızın dilekçe vermemesinin sebebini, dilekçelerin Gürcü dilinde yazılacağından ve bunun kişibaşı maliyetinin 50-60 dolar olacağını söyleyerek, TİKA dan yardım istemeleri yapılan yanlışların bir başka yüzüdür. Çünkü dilekçeye verecek 50 doları olmayan bir Ahıskalıyı evinden-barkından edip geleceği belirsiz göçe zorlamak günahtır. Ahıska'da nasıl ev alacaklar ? Geçimlerini nasıl temin edecekler, düşündünüzmü ?
Gürcistan Devleti toplanan dilekçe sayısına göre Avrupa Konseyinden bu insanların yerleşmesi ve diğer masrafları için belli bir miktar yardım alacaktır, dilekçe verenlerin gidip gitmediği Gürcistanın umrunda değil. Kendi imkanları ile Ahıska'da ev alanlara Avrupa Konseyinden gelecek para yardımı yapılmıyacağı zaten daha önceden bahsedilmişti. O zaman soruyorum size dilekçe neden verdiniz ? Siz Gürcistan'ın diğer bölgelerine gidip yaşamak mı istiyorsunuz ? Birkaç sene sonra başınıza gelecek din, dil, örf, adet sorunlarını nasıl kabul edeceksiniz ? Eğer siz dilekçe verip gitmezseniz Gürcistan Devleti ben kapıları açtım isteyenler geldi istemeyenleri de zorunlu getiremem demeyecek midir ? Böylelikle Ahıska Türklerinin kutsal davası olan Ahıska topraklarına Türk ve Müslüman adı ile Gürcistan Devleti tarafından yerleşmemiz hayal olmaycak mıdır ? 65 yıllık davamıza ihanet yapılmış olacaktır.
Birkaç çiçek ile bahar gelmediği gibi, Vatanı kazanmanın 200 veya 300 ailenin Ahıska'da ev satın alması ile gerçekleşmesi bir hayaldir.. Vatanı kazanmak 50bin-100bin ailenin Ahıska topraklarına Gürcistan Devleti tarafından yerleştirilmesi ile gerçekleşir. Unutmayalım ki Ahıskalı anavatanı Ahıskada yaşamak istiyor. Ahıska varsa Gürcistan vatandır...
Dr. İBRAHİM AGARA
16/01/2010
Salı, 01 Aralık 2009
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
Ahıska topraklarının bulunduğu Gürcistan, İkinci Dünya Savaşı sırasında topraklarından sürülen Ahıska Türklerinin vatanlarına dönüşü için çıkarılan yasanın süresini 1 Ocak 2010`a kadar uzatmıştı. Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkezi Başkanı Paşa ALİHAN, Ahıska Türkleri Türkçe ve Rusça bilmesine rağmen sözkonusu yasa, başvuruların İngilizce ve Gürcüce yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Buna rağmen bütün başvurular İngilizce olarak hazırlanmış ve hali-hazırda 650 başvurunun hazır olduğunu ama Gürcistan tarafının başvuruları kabul etmekte direndiği, başvuruları kabul etmemek için çeşitli engeller çıkararak zaman kazanmak suretiyle başvuru süresinin bitmesini amaçladıklarını kaydediyor.
{loadposition banner}
Tam da bu şikayetlerin ardından Tiflis Georgia Times gazetesine konuşan Gürcistan Parlamentosu'nun Avrupa'ya uyum sürecinden sorumlu komisyon başkanı David Darçiaşvili "Ahıska Türklerinin Gürcistan'a dönüş süreci için ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını" açıklıyor ve Ahıska Türklerinin dönüş için başvuru süresinin Parlamento tarafından 2010'a kadar uzatıldığını, ancak şu ana kadar az sayıda kişinin başvuruda bulunduğunu kaydederek "Ahıskalıların Gürcistan'a dönmek için acele etmediklerini" belirtmek suretiyle okları kendi üzerlerinden çekme çabası içerisine girmiş olduklarını görüyoruz.
Haber : Mikail İBRAHİMOĞLU
Cuma, 13 Kasım 2009
Yazan Mikail İBRAHİMOĞLU
İzmir'deki Ahıska Türkleri Derneği Başkanı İbrahim Agara, "Ahıska Türkleri'nin Vatanına Kavuşabilmesi İçin Türkiye Devletinin Yardımlarını Bekliyoruz." Dedi. Rusya'nın kendilerine uyguladığı soykırımın 65. yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması yapan İbrahim Agara, Ahıskalı Türklerin artık vatanlarına dönmek istediğini ifade ederek, Agara, "Bizim olan topraklara giderek, orada yaşayıp ölmek istiyoruz. Sağolsun Türk devleti bize kapılarını açtı. Bundan sonra da vatanımıza dönebilmek için yardımlarını bekliyoruz. Bu millî bir davadır." diye konuştu. Ahıskada katledilen Türklerin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Agara, "Ahıskalıların katledilmesinin tek sebebi, Türk ve Müslüman olmalarıdır. Rus askerleri, silah zoruyla Türklerin evlerine girdi. Birkaç saat içinde insanları kamyonlara doldurarak demiryollarına götürdüler. Beş ilçe ve 220 köyden 100 bine yakın insanı birkaç saat içinde toplayıp sürgüne göndermek için Sovyet devleti ve KGB, daha önce hazırladığı planı uyguladı. İnsanlar, hayvan vagonlarına 80-100 kişilik gruplar halinde dolduruldu. Böylelikle Orta Asya ve Sibirya'ya sürgün macerası başladı. Gitmek istemeyenler kurşuna dizildi."
Asıl üzücü olanınsa soykırımın unutulması veya unutturulmak istenmesi olduğunu belirten İbrahim Agara, şunları söyledi: "Kim bu insanlık ayıbını üstlenecek? Ne yazık ki ne Gürcistan ne Rusya ne de eski Sovyetler Birliği yapılanları kabul ediyor. 1956 yılından sonra Ahıska'ya dönüş başladı. Geri dönenlere karşı baskı yine devam etti. Enver Odabaşı'nın başlattığı mücadele sonucu binlerce kişi KGB tarafından cezaevine atıldı. Türkiye ise bunlara tepkisiz kalmadı ve bize topraklarını açtı. TBMM Araştırma Komisyonu raporuna göre 1992 tarihinde Ahıska Türkleri'nin Türkiye'ye göç ve iskanına dair kanun çıkarıldı." Bundan sonra vatanlarına dönebilmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Agara, "Ahıska topraklarına dönüş için birkaç defa kanun çıkmasına rağmen Gürcistan engel olmuştur. Gürcistan, bizi topraklarımıza yerleştireceğini söylemesine rağmen 10 yıldır olumlu bir gelişme yok. İnşallah Ahıska Türkleri vatanlarına kavuşacak." ifadesini kullandı.
Kaynak : Cihan Haber Ajansı
|