Mikail İbrahimoğlu 502 haber

İlgili Haberler

Zafere Giden Yol: DATÜB

Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) 19-20 Şubat 2011 tarihlerinde İstanbul Ceylan otelinde toplantı düzenledi.

Toplantıya Ahıska Türklerinin yasadığı Rusya, Kazakistan Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının (Ahıska Türklerinin) yönetici ve temsilcileri katıldılar. Toplantının ana amacı; önümüzdeki aylarda gerçekleşecek olan DATÜB’ün ilk olağan genel kurul toplantısının tarihini belirlemek ve genel kurula katılacak olan delegelerin sayısını adil bir şekilde tartışarak Tüzük düzenlemesi kaydıyla karara bağlamak oldu.

DATÜB Genel Koordinatörü Sayın Prof. Dr İlyas Doğan tarafından yönetilen toplantının açılışkonuşmasında Kurucu Başkan Sayın Ziyaddin İSMİHANOĞLU katılımcıları selamlayarak toplantının demokratik, şeffaf geçmesini ve alınacak tüm kararlarda oybirliğinin olmasını temenni etti.

Toplantıya Katılan Azerbaycan ve Ukrayna Ahıska Türk cemiyet Başkanları resmi üyelik müracaatlarını alkışlar eşliğinde başkana takdim ettiler. ABD’nin Arizona bölgesinde yaşayan Ahıskalılar adına üyelik müracaatı gönderen dernek başkanı Server Todorov’un mektubu okundu ve alkışlandı. Üyelik başvurularının son tarihi 10 Mart olduğu katılımcılara hatırlatıldı.

Toplantının ilk gününde dışülkelerden gelen başkanların konuşmalarına yer verildi ve halkın sorunları dile getirildi. İkinci gün uzun tartışmalar sonucu Genel Kurula katılacak olan delegelerin sayıları oybirliği ile belirlendi. 10 bin kişiye bir delege üzerine uzlaşılan toplantıda Kazakistan 14, Rusya 9, Azerbaycan 9, Türkiye 8, Kırgızistan 5, Özbekistan 3, ABD 1, Ukrayna 1,Gürcistan 1 delege ile Genel kurulda temsil edilecekler. Nisan ayının 14-16 arasında gerçekleşmesine karar veren katılımcılar 14 kişilik Genel Kurula hazırlık komisyonu kurdu.
Buraya kadar okuduklarınız özet olarak haber kısmı. Bundan sonra okuyacaklarınız yorumlar ve sizlerle paylaşmak istediklerim.
İlk önce neden sizlerle paylaşmak istediğimi söyleyeyim. Bu toplantıda konuşan konuşmacıların hemen hemen tamamı bir tarih yazıldığına değindi. Doğru. Bir tarih yazılıyor. Yeni bir döneme giriliyor. Fakat unutmayalım tarihte İstanbul’u alma girişimi çok olmuşama 21 yaşlı Fatihe nasip olmuştur bu kahramanlık. Bir süreç başlıyor, hatalarıyla doğrularıyla ve neticeye varılıyor. Ben konuya gireyim. 2003 yılında kurulan Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu kurucusuyum. Hatta Sayın Adem Ahıskalı’yla beraber tüzüğünü hazırlayan biriyim. Çok eleştiriler almamıza rağmen baskılara maruz kalmamıza rağmen İzmir Dernek Başkanımız Sayın İbrahim Agara, Iğdır derneği eski başkanı Köşeli Kalemkuşu, Bursa dernek Başkanı Mevlüt Teminderoğlu, Antalya derneğinden Ferman amca ve birçok derneğimizin destekleri ile resmiyet kazandık. Ana amacımız zaten adında saklı Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu. Kısa zaman içinde Kırgızistan derneği başkanı Sayın Mürefeddin Sakimov’un desteği geldi ve üyelikleri resmiyet kazandı. Kazakistan dernek başkanımız Sayın Ziyaddin bey Yönetim Kurulu kararıyla Federasyona katılma müracaatını yaptı fakat tüzüğümüz gereği genel kurul kararı gerekmekte olduğundan resmi üyelik gerçekleşmedi. Ardından Ukrayna derneğimiz üyelikte resmiyet kazandı. İlk olağan kongrede başkanlığa Sayın Yunus Zeyrek hocamızla Sayın Köşeli Kalemkuşu yarıştılar ve Sayın Yunus Zeyrek hocamız demokratik bir şekilde geçen seçimi kazandı. Belki de haklı olarak eleştirildiğimiz bir husus vardı Türkiye’de bir federasyon varken neden ikinci bir federasyon kurmuşolduğumuzdu.

Yukarıda bahis ettiğim DATÜB toplantısında bir daha anladım ki, zamanında almışolduğumuz kararda haklıymışız. Yazımın sonunda anlatacağım nedenini. Evvela ayrılma ve yeni Federasyon kurma sebebimiz Sayın Veysel Kılıç başkanlığında ki federasyon merkezinin Bursa’ya alınması ve birçok derneklerimizin üyelik müracaatlarının kabul edilmemesiyle başladı. Amacım asla kimleriyse rencide etmek değildir. Yanlışanlaşılmasın. Zaten uzun süreden beri faaliyetlerimizi bildiğimiz için artık o federasyonun yalnız Türkiye’ye göç etmişolan Ahıska Türklerinin sorunlarına odaklanacağı aşikârdı. İç meselede her ne kadar anlaşmazlık yaşansa da tarihi anma (Sürgün) programlarında şahsi adavetler hep unutulur ve tanıtımın üst düzeyde geçmesi için her iki tarafta elini taşın altına koyabiliyordu. Örneğin Ankara’da Federasyon başkanı Sayın Osman Çelik başkanlığında düzenlenen programa diğer federasyon başkanımız Sayın Yunus Zeyrek konuşmacı olarak davet edilmişti. Yani bir elin nesi var iki elin sesi var deyimi gerçekleşmişti. Zaman hızla ilerliyor ve tarihi yurdumuza dönmek isteyen halkımızın beklentilerine cevap vermek gerekiyordu. Odabaşov’dan günümüze kadar Vatan cemiyeti adı altında örgütlenen halkımızın sorunlarını rahmetlik Yusuf Serveroğlu başkanlığı döneminde Avrupa Konseyi nezdinde çözüm girişimleri başlanmıştı. Sayın Yusuf Serveroğlu’nun ani ölümüyle yardımcısı Sayın Süleyman Barbakadze’nin başkanlık döneminde ne yazık ki Ankara merkezli Federasyonda birleşmek isteğimize olumlu cevap alınmadı. Hatta Azerbaycan Vatan Cemiyeti, teklifinde federasyonun vatan cemiyeti terkibine katılması daha doğru olacağı tezini savundu. Azerbaycan Vatan Cemiyeti, Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonumuza katılmamasını Türkiye’de ki, iki federasyonun bulunmasına bağladı. Hülasa tam iki yılımızı “Federasyon çatısı altında birleşilmeli yoksa vatan cemiyeti çatısı altında mı?” tartışmalarıyla geçirdik. Bir türlü Azerbaycan ve Rusya vatan cemiyeti yönetimi Ankara merkezli birlikten yana yaklaşım sergilemedi.

Bu arada Türkiye’de de iki Federasyonun oluşumu hiçte sıcak karşılanmamaya başladı. Buna rağmen hükümetin de desteği alınarak ilk Avrupa Konseyi nezdinde görüşmeye Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu adına Başkan Sayın Yunus Zeyrek ve Kırgızistan Dernek Başkanımız Mürafeddin Sakimov katıldılar. T.C Meclis Başkan vekili Sayın Nevzat PAKDİL ve Antalya Millet Vekili AP meclis başkanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun desteği asla unutulmamalıdır. Gürcistan’ın hazırlamakta olduğu vatana dönüşyasasının içinde bulunan bazı maddelerinin değiştirilme talebi (örneğin açıkça belirtilmişolan halkımızı “mesxi” olarak tanımlanması) beşdilde konsey yetkililerine iletildi. Netice itibarıyla 2007 yılında çıkmışolan yasada kısmen de olsa talepler yerini buldu. En önemlisi şu ki, bizler yasa çıkana kadar mücadelemizi ortaya koyduk. Ama bunu söylerken şunları yazmadan geçemeyeceğim. Ahıska davasına birlik mesajı aslında bana göre Sayın Veysel KILIÇ başkanlığı döneminde 2003 yılında Azerbaycan’da düzenlenen 1. Ahıska Türkleri kurultayın da startını almışoldu. 2006 yılındaki İstanbul Eresin otelinde Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonumuzun düzenlediği programa katılan Bakan, Millet Vekilleri, Bilim adamları, Yurt dışından gelen Dernek temsilcilerimizin de görüşleri bir çatı altında faaliyetlerimizin daha sağlıklı yürüyeceği yönünde oldu. Dönemin Azerbaycan ve Rusya vatan cemiyeti yöneticilerinin özellikle Sayın Barbakadze ve Sayın İbrahim Burhanov’un tutarsız yaklaşımı bana göre beşyıl geriden gelmemize sebebiyet verdi. Biz bunu onların hatası demeyelim, bizim ikna etme becerimizin olmamasına bağlayalım. Sonuç itibarıyla duygusal bir karaktere sahip olduğuna inandığım Saygıdeğer Yunus Zeyrek hocamıza onlar gelmiyorsa biz onlara doğru gidelim talebiyle diğer federasyonumuzla birleşelim teklifimizi yanlışanlamışolmalı ki ani bir kararla federasyonun feshine karar verdi. Olabilir. Ya sonra. Bir federasyon kaldı ve Türkiye’deki dernekler bir çatı altında toplandı. Ne yazık ki artık tek olan bu federasyonumuz da taleplere cevap veremedi. Bizi yine de ikna edemedi diyelim. Dünya Ahıska Türkleri Birliğini kuramadı.

Ankara 2008 yılında, Angora otelinde Kırgızistan Dernek Başkanı Mürafeddin Sakimov bu birliği kurma teklifini Sayın Ziyaddin İsmihanoğlu’na götürdü. Diğer dernek yöneticileri de olumlu görüşverince o da teklifi kabul etti. Sayın Ziyaddin Bey zorlanmadı mı? Zorlandı. Ama sabır ve azmin neticesi ile DATÜB kuruldu ve ilk kongresini gerçekleştirme yolunda önemli toplantısını başarıyla tamamladı. Yukarıda yazmışolduğum gibi haklı çıktık, çünkü Türkiye’de ki Federasyonumuz kendi bünyesinde bu birliği oluşturamadı. Hem de Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu gibi iddialı bir kurumun tarihe karışmasına rağmen başaramadı. Oysaki uzlaşma yoluna gidilmişolsaydı bugün bu birlik toplantısının üçüncü genel kurulunun hazırlık toplantısına gidilebilirdi. Nasıl demişler “geç olsun güç olmasın.” Hayırlısı. Her şeyde bir hayır vardır diyelim. Hani tarih yazılıyor dedik ya işte hatalarımızla, eksiklerimizle de olsa nihayetinde DATÜB kuruldu.

Bundan sonra önümüze bakmalı bu birliğe güç katma yolunda herkes elinden geleni yapmalıdır. Ucuz hesaplarla dernekler arasında tatsızlıklar yaşanmamalıdır. Seçilecek olan 55 delegemizin önemli görevleri olduğu gibi alacakları kararlar halkımızın sorunlarının çözümünde etkili olacaktır. Şimdiden DATÜB genel kurulunun başarılı geçmesi için ciddi hazırlık yapmalı, Sayın Ziyaddin İsmihanoğlu başkanlığında önemli kararlar alınmalıdır. Bu hususta Türkiye’ deki federasyonumuza da önemli görev düşmektedir. Umut ediyoruz ki yapıcı olmak kaydıyla yurtiçi ve yurtdışı derneklerimiz aralarındaki kısır tartışmaları geride bırakırlar. Herhangi bir basit hesap yapmadan demokratik, şeffaf bir şekilde kongrenin geçmesi için çalışılmalıdır.

Şuna da değinmeden geçemeyeceğim: Lütfen ama lütfen bu gibi önemli toplantılarda duygusal konuşmalardan ziyade gündemde olan konular üzerine kısa ve öz tekliflerle konuşulmalıdır.

Yazar: Dr. Rüstem MÜRSELOĞLU
turkrustam@gmail.com
23.02.2011

Kaynak: AHISKALILAR.ORG

Yorumlar

0 yorum

Ahıska Haber

Ahıska ve Ahıska Türkleri ile ilgili siz de haber yazın, yayınlayalım.
Yeni Haber Yaz